Kayıtlar

Unutturamaz- Unutmadım

Resim
Karaman 1921 yılında  ileride hafızalardan silinmeyecek bir bebeğin doğumuna tanıklık eder. Geçen üç yılın ardından, İzmir'de devam eden yaşam hikayesi, 1944 yılı'nda Ankara radyosunda ses sanatçısı Müzehher Hanım'la yaşanan büyük aşkla taçlanır. Kısa bir süre sonra da nikah masasında mutluluğun imzası atılır. Bu ölümsüz aşk 1946 yılında meyvesini verir ve oğulları Metin dünyaya gelir. Bu büyük aşkın sahibi büyük bestekar Ekrem Güyer'den başkası değildir.
Küçük yaşlardan itibaren musikiye olan ilgisi sayesinde ud, tambur ve bağlama çalmayı öğrenmiş, gramafonda dinlediği şarkılara eşlik etmeye başlamıştır. Musiki aşkı onu 1943 yılında Ankara Radyosunun kapılarını açmasına vesile olmuştur.
Eşi Müzehher Hanım'a olan aşkı bir gün udunun tellerinden  nihavend makanında şu nağmeler olarak dökülür.

"Unutturamaz seni hiçbir şey Unutulsam da ben
Her yerde sen , herşeyde sen Bilmemki nasıl söylesem.
Bir sisli hazan kesilir  ruhum eğer görmezsem
Her yerde sen herşeyde …

“Ayı Gibi” Sevmek

Resim
Sorarım size dostlarım,
Biz neden sevmeyi bilmiyoruz ya da beceremiyoruz.
Herşeyde olduğu gibi sevgide de aşırılığın , abartının sevgiyi artıracağını mı sanıyoruz aklımız sıra.
Vur deyince öldürüyoruz.
Sözde çocuk seviyoruz ağlatana kadar sıkıştırıyoruz,
Çiçek seviyoruz, hoyratça dalından ayırıp, biraz sonra da yere atıyoruz.
Hayvan seviyoruz, özgür ortamından getirip eve hapsediyoruz.
İnsan sevgimizi de ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
Üç gün ölüp bitiyoruz sonra anlaşamadık ayrıldık, boyutunda hayatımıza devam ediyoruz.
Ya da karşımızdakinin hayatını zindana çevirecek hale getiriyoruz.
Bazen de Ayı gibi seviyoruz.
Nasıl mı , anlatayım dinleyin.
Birgün adamın biri yerde inleyen bir ayı görmüş. Yanına yaklaşmak istemiş ama korkmuş. Bakmış ayıda kalkacak hal yok usul usul yanına yaklaşmış. Bakmış ayının ayağına diken batmış, inlemesi ondan. Ayının ayağındaki dikeni çıkarmış. Ve ayıyla dost olmuşlar. Adam nereye gitse ayı yanında. Adam ayıya yiyecek veriyor ayı ona bal getiriyor derken …

“Adsız” Yorum Sorunsalı

Resim
Zavallı, zavallı zavallı zavallı bin defa zavallı .
Kişiler arası ilişkinin ilk şartı doğru iletişime sahip olmaktır.
İnsanoğlu kültür, eğitim ve yaşantısı doğrultusunda belli bir dünya görüşüne sahip olur.
Düşünceleri ve konuşmaları da bu doğrultuda yön bulur.
Kimi insan bu konuda  yeterli donanıma sahiptir ve kendine son derece güvenir ,fikrini söylemeken kaçınmaz .
Kimi insan da medeni cesaret gösteremeyecek kadar acizdir ve kaçak dövüşmeyi tercih eder.
Bu zamana kadar yazılarıma pek çok arkadaşım dostum yorumlarıyla katkıda bulunmuştur.  Ve kimse de adını gizleme ihtiyacı duymamıştır.
Adını gizleme gereği duyan kişiye hep şüpheyle baktım bakacağım da .
Bu kişiler için sözümü en başta söyledim .
Diyalog iki kişiliktir. Adsız yorumcular monolog yapmaktan ileri gidemiyorlar . Ve yazılarımın altında gereksiz yer işgal ediyorlar.
Yiğit isen çık karşıma da çevremle de aramı  düzelteyim ha  ne dersin ?

“Adsız "Nereye bu gidiş" kaydınıza yeni bir yorum yaptı: 

Hatasiz degiliz hic…

Çocuk Bayramı

Resim
Sen güzel yürekli çocuk, kollarının şefkati bütün dünyayı sarsın.
23 Nisan'a sığabilecek en anlamlı kareyi bırakıp kaçıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu olsun Sevgiyle

Nereye bu gidiş

Resim
Merhaba Dostlarım
“Tigris neden bu kadar içine döndün , kimseyle görüşmez oldun “ diyorsunuz ya ben de politikacıların hesabı sorunuza soruyla karşılık veriyorum .
Sorarım size biz neden böyle olduk?
Nasıl bu hale geldik?
Yine Tigris neyin kafasını yaşıyor dediğinizi duydum duydummm .
Ama öyle değil mi,
Bir arkadaşınız geliyor yanınıza ve size bir sırrını anlatıyor ve “ sakın kimse duymasın” diye de sıkı sıkı tembihte bulunuyor.
Nedense biz de onu ilk fırsatta başka bir arkadaşa anlat diye anlıyoruz. Ve bir bakıyoruz ki sır denilen şeyi sağır sultanın duymadına ramak kalmış.
Ya da bir eşyamızı ödünç veriyoruz. Nasıl oluyorsa artık o eşya bizim olmaktan çıkmış , üstüne bir bardak su içme kıvamına gelmiş oluyor.
Yine kimsenin nedense size ayıracak zamanı olmuyor sizi bir şekikde atlatıp  da başkaları ile sosyal medyadan fotograf paylaşacak kadar yüzsüzleşebiliyorlar.
Peşinden koştuğu insandan azıcık yüz görünce arkasına bakmadan kaçabilecek kadar kaypaklaşabiliyor.
Yüzsüzlük, bencillik…

Eyvah #MİM'lendim !.......

Resim
Selam Cafeciler
Bir önceki yayınıma  yaptığınız o güzel  yorumlar beni aşka getirdi. "Hadi Tigris Ya Bismillah klavyene kuvvet" dedim ve ne zamandır aklımda olup da bir türlü yazamadığım bir konuyla  aranıza dönmek istedim.
Hadi alın kahveleri gelin yamacıma, yamacıma.

 Hani şu hemen hemen her blogda, zaman zaman gözümüze çarpan mim görevleri konusunda bir kaç açıklayıcı bilgi vermek istedim.  Eyvah MİM'lendim. Şimdi ne yapacağım ?
Öncelikle nedir bu MİM ?
Bir bloğun hazırladığı belli bir konu hakkındaki sorulardan oluşan ve başka blogların sorulara cevap  vererek gerek  blog , gerekse blogger hakkında bilgi edinmeye dayanan keyifli bir etkinlik. Laf aramızda bazen zor sorularla da karşılamıyor değiliz. Hele hele bir blog dostunuz "seni mimledim, " dediğinde nasıl bir sevinç yaşıyor insan size anlatamam. Sanırım mim  etkinliği ile kendimizi daha iyi ifade edebiliyoruz.

Diyelim ki bloğunuza bir mim görevi geldi ne yapmalıyız?

Öncelikle sorular ve mim bize uygun…

Döneceğim, dönmeliyim

Resim
Selam Sevgili Dostlarım.
Biliyorum ha bugün geri dönecem ha yarın derken epey bir zaman size verdiğim sözü tutamadım.
Elim bir türlü tuşlara gitmiyor ki
İyice kendi içime kapandım.
Ama bu arada bana gerek telefonla gerek mesajlarla ve gerekse yüzyüze görüşmelerle destek veren dostlarım sayesinde şimdi biraz daha iyiyim.
Bloğum hepten yalnız ve boynu bükük kaldı. Hatta bakıyorum da her gün bir kişi daha burayı terk edip gitmiş.
Sanırım zamanla, eski günlerdeki gibi kalabalıklara şahitlik edecek etmeli de zaten.
Bu seferki mola biraz uzun sürse de aklım hep burda ve buradaki fostlarımda .
Şimdilik bu kadar olsun. İnanın döneceğim
Dönmeliyim
Beyaz çiçeklerimi bırakıp kaçıyorum , sizin de mutluluk sebebiniz olsunlar diye
Sevgiyle

41. Gün

Resim
Canım Babacığım,
41 gün geçti sana olan özlemim de günlerle birlikte katlandıkça katlanıyor  .
Her sabah , bir rüyaydı babam içerden bana seslenecek diye uyanıyorum.
Ama bakıyorum ki yoksun.
O kadar çok sevenin varmış ki, telefonun susmuyor. Sosyal medya hesaplarından yazılan mesajların haddi hesabı yok. Sana edilen dualar, ah babacığım hiç ummadığın insanlar geliyor.
Dün kırkıncı gün mevlütünde kimler yoktu ki, cami doldu taştı.
Kendini adadığın öğrencilerin , dostların, tanıdık tanımadık onca insan...
Babammm bu ev, bıraktığın emanetlerin , aynı düzende devam ediyor.
Biliyorum ki vuslatımız olacaktır.
Adın kızında hep yaşayacak
Işıklar içinde uyu koca çınar

Başlıksız

Resim
Herkes kendi tarafını seçiyordu Bense  ALLAH’ı                  Tigris

Seni Cok Ozleyecegiz

Resim
13 Şubat 2018 salı günü kaybettiğimiz canım Babacığımın,
Cenaze törenine katılan, evimize gelerek ve telefonla acımızı paylaşan herkese teşekkür ederim.
O örnek bir baba , örnek bir eş, yeri doldurulamayacak bir öğretmen ve saygın bir müdürdü.
Ben ve kardeşlerim hep senin yolunda ilerleyip sana layık evlat olmayı sürdüreceğiz.
Torunların seninle hep gurur duyacak.
Yıllar geçse de öğrencilerinde bıraktığın izler hiç silinmeyecek.
Seni çok özleyeceğiz
ışıklar içinde uyu canım babacığım


Babammmmm

Resim
Ah Babam meleklerle uçtun gittin
Yattığın yer ışık olsun
Huzur içinde uyu
Kolsuz kanatsız bıraktın beni  Koca Çınar

Doğumgünüm

Resim
Bugün benim doğumgünüm
Kutlayan herkese sonsuz sevgilerimle




Kazananı Acıklıyorum

Resim
Selam Millet
Cafe’nin 5. yılı nedeniyle düzenlediğim hediye etkinliği sona ermiş bulunmakta.
Çekilişe 28 kişi katıldı.
Kazananı tebrik ederim.
Katılan diğer dostlarımla da başka çekişilerde de buluşmak isterim .
Gelelim kazanana

Yeşimle Her Telden  blog sahibesini  tebrik ederim
En kısa zamanda bana adresini ulaştırdığı takdirde hediyesini postalayacağım.
Adres için
tigrisdriver@gmail.com  bana ulaşabilirsiniz
Sevgiyle




Döndüm döndüm

Resim
Merhaba Merhaba merhaba
Güzel ülkemin güzel insanları.
Döndüm yuvaya, vatanıma
Gezmek, yeni yerler görmek çok güzel, ama evi de özlemişim.
Gezmek iyi hoş da, yorgunluk ve hastalık da bonusu.
Kolumu kıpırdatacak halim yok.
Bir hafta geçmeden de kendime gelemeyeceğim anlaşılan.
Yarın iş başı da yapacağım, epey uzunnnn bir hafta olacağa benziyor.
Neyse aklıma gelmişken söyleyeyim, bloğumun 5. Yılı nedeniyle düzenlediğim, çekiliş bu gece saat 24:00'da sona eriyor hala katılmadıysanız şansınız var.
 Çekiliş hakkında bilgi için buraya Tık tık
Katılan herkese bol şans dileyor ve hemen kaçıyorum.
Sevgiyle

Kar Başladı

Resim
Günaydın Dostlar
Şu an saat 08.16 sizden iki saat gerideyim.
Öğlen uçağım kalkıyor.
10 gün o kadar yoğun geçti ki, sözde ben fırsat bulup size gördüklerimi yazacaktım ama nerde
Karaormanları, karnaval hazırlıklarını, konstanz’ı, st. Baslien’i , Tuna Nehri’nin doğduğu yeri, Ren Nehri Şelalesi’ni , Frieburg’u o güzelim dağ evlerini ve daha nice güzellikleri geride bırakmanın burukluğu çöktü üzerime.
Burdada çok çalışmanın ve insanca yaşamanın medeni olmanın güzelliklerini görünce bırakıp gidesim gelmiyor.
Of ya ayrılıkları hiç sevmiyorum.
Kar da başladı ben gidiyorum

Karaorman Pastası - Schwarzwalder kirschtorte

Resim
Selam dostlar
Bulunduğum yerin bütün güzellikleri bir bir önüme seriliyor.
Bunlardan nefis tada sahip olanlarını da atlamamak gerek.
Schwarzwalder kirschtorte Karaorman Pastası yemelere doyulamayan lezzetteydi.
Almanya’da 1930’lu yıllardan beri yapılagelen ,kreması ve içindeki meyve ve likörün eşsiz uyumu bu zamana kadar karaorman pastası adı altında yediğim yaş pastamsı şeylerinir daha ağzıma sokturmayacak kadar enfes bir tada sahipti .
Of ki ne of .
Neyse dostlar yolunuz buralara düşerse yemeden geçmeyin .
Şimdi bu lezzetin keyfine doyasıya varmak için kaçtım
Sevgiyle

Bonndorf

Resim
Merhaba Dostlarım,
Pazartesi başlayan ve İlk durağı İstanbul olan keyifli ve biraz da yorucu yolculuğum salı günü
İsviçre’nin Zürich havaalanında nihayetlendi.
Buradan da asıl gideceğim yer olan Almanya’nınBonndırf kentine varmam pek de zor olmadı.
Demiştim size uçuş modundayım diye . İnanmayanlar olmuş a vallahi kuş misali uçtum geldim rüya gibi bir şehre Heidi’nin dağlarında kendimi buldum. Karşımda İsviçre Alpleri etrafımda Almanya’nın Karaormanları .
Düşler ülkesindeyim .
Kelimeler yetmiyor yaşamak gömek gerek bu güzellikleri.
Sakin ve bol oksijenli bir kasabada olmak bu güzelliklerin tadına varmak gerçekten bir ayrıcalık.



Uçuş Modundayım

Resim

4. Kütüphanem Pamukova

Resim
Merhaba Dostlarım
Yoğun geçen bir günün ardından size güzel haberler verebilmek çok güzel.
4. Kütüphanem, bugün itibariyle Sakarya Pamukova'da hizmete girdi.
Sabah gün doğmadan çıktığımız iki saatlik yolun sonunda okul tarafından büyük bir ilgiyle karşılandık. Herkes nasıl yardım etsem , misafirlerini nasıl memnun etsem derdindeydi.
Hemen kolları sıvayım kitaplarımızın tasnif ve yerleştirilmesi işlemine başladık.
Başta okul müdürü İbrahim Bey olmak üzere herkes nasıl heyecanlıydı anlatamam.
Öğleden sonraki açılış törenine katılan İlçe Milli Eğitim Müdürü tören sonunda bizi makamına davet etti.
Gün akşama dönerken tekrar yoldaydık. Bir okula daha izimizi bırakıp dönmenin mutluluğu içinde.
İnanıyorum ki , kitaba susamış o minik yüreklerde bırakacağımız iz daha kalıcı ve uzun soluklu olacaktır.
Gücüm yettiğince ülkemin belki de hiç aklıma gelmeyecek başka bir köşesinde , minik yüreklerde yeni izler bırakacağım.
Bu yolda benimle olmak isterseniz göndereceğiniz kitaplar ülkemin bir ok…

Seni Tanıyabilir miyim? MİM

Resim
Merhaba dostlar
Sevgili Ece Evren Ablacığım beni öyle güzel bir mimde söbelemiş ki hemen yapmak istedim . Ah bi de araya reklam girmeyeydi iyiydi. Eskisi gitti yenisi geldi yeni yıl blog doğum günü derken ancak bugün yazıyı tamamlayabildim.
Teşekkür ederim Ece Ablacım
Ece Evren


SENİ TANIYABİLİR MİYİM ? 

1- Kaç yaşındasın, mesleğin nedir?


Ne zaman bana yaşım sorulsa şu cevabı veririm.
43 yaşındaki bedenimde , 6 yaşın çocuksuluğu ile 60 yaşın olgunluğunu gül gibi geçindirip gidiyorum.
Mesleğime gelince ben öğretmenim . Branşım ise hem  çok ama güzel bir o kadar da sorumluluk ister.
Ben anaokulu öğretmeniyim .


2- Nerede yaşıyorsun ve en sevdiğin yerin fotografını paylaşır mısın ? 


Eskişehir’de yaşıyorum . Memleketim Eskişehir çünkü . Ama en sevdiğim yer denince KASTAMONU için farklı çarpar bu yürek. Ayrıntısını sormayın işte Kastamonu Tigris için çok özeldir . Hatta vasiyetimdir ölürsem bu şehirde olsun ebedi istirahatgahım. Kastamonu'nun elimde bir fotoğrafı yoktu maalesef .İnternetten…

Cafe Tigris 5 Yasında (DİKKAT!... Hediye İcerir)

Resim
Hu hu selam Cafe Dostları
2018’in ilk günü vakit akşama döndü.
2013’ün ilk günü tam da bu saatlerde doğmuştu Cafe . O zamanlar adı” Minik Meleklerim”
di. Ayrıntıları ve isminin değişme sebebini aşağıdaki linklerdebulabilirsiniz .
Başlarken
1. Yaşgünü
2. Yaşgünü
3. Yaşgünü nünde 260
4. Yaşgünü nünde konuk sayım 537 imiş

2018 1 ocak günü itibariyle Cafe 5 yaşına girdi .  622 misafirim ve 850 yayınım olmuş.
Uzun yıllar Cafemin dostlarla dolu bol yayınlı günler geçirmesi en büyük dileğim.
Sevgiyle, mutlulukla, huzurla, aşkla
                                                                             1 ocak 2018
                                                                                  Tigris


Not: 5. Yıl öyle kuru kuru kutlanmaz anlamı olmalı. Madem öyle cafe’nin şerefine bir gediye çekilişi yapalım. Son katılım 4 Şubat 2018 olsun.
Yapmamız gereken öncelikle beni takip etmeniz, sosyal medya hesaplarınızdan etkinliği paylaşmanız ve de buraya yorum bırakmanız olmazsa olmaz şartlarımız.
H…

2018

Resim
Ooooo kimler gelmiş kimler.
Koskoca çuvalında 365 günüyle 2018 gelmiş kapımıza dayanmış açmamak olmaz.
Bakalım bize neler gösterecek? Her günün, her anın mutlaka bir hikayesi,ama iyi ama kötü bir olayı vardır.
Lütfen çok rica edeceğim artık bu yıl benim umutlarım, isteklerim o çuvalın içinde olsun. Her an yeni bir sürprizle sevineyim.
2018 diğer yıllardan farkın olsun. Benim yılımsın , bu böyle biline
Sözünden dönenin de  kaşığı kırılsın.
Her anı sevgiyle, umutla, mutlulukla, huzurla, sağlıkla, aşkla geçen bir  2018 yılı dileklerimle

2017 Gidiyor

Resim
Merhaba Cefeciler,
Yeni nir yıla sayılı saatler kala umarım hepiniz iyisinizdir ve gönlünüze göre bir yerdesinizdir.
Şöyle eski yayınlara dönüp baktım da 2017 için Şunları söylemişim.
2017 seni uğurlarken en büyük dileğim kötü günlerimi lüften götür ve uzayın en uzak bir yerine bırak
Yeni yıl , lütfen bu yıl benim için gel sadece ve sadece benim için .
Sevgiyle, mutlulukla, umutlarla, aşkla
Hadi son kahvemizi içelim , yeşil fincanda .

İki arada

Resim
“İki arada bir derede kalmak”
Sıkışık, zor şartlar altında (kalmak). Herhangi bir taraftan yana olunsa diğer tarafı üzecek durum.
Son günlerde benim ruh halime ve yaşadıklarıma en uygun deyim bu olsa gerek. 
Diyeceksiniz ki hayırdır? 
Doğrusunu isterseniz hayır mı şer mi ben de anlamadım. Bildiğim bir şey varsa o da iyi niyetimden çektiğim kadar hiçbir şeyden çekmediğimdir.
İnsanlara gösterdiğim, sabır, merhamet gün geliyor da başa dert oluyor.
İki arkadaş arasında, sudan sebeplerle kalmak. Ve bu incir çekirdeğini doldurmayacak kadar küçük  sebepler için günlerce , benimle alakası olmadığı halde, üzülmek. 
"Of yeter be. Beni işinize karıştırmayın," diyememek. 
Nedir bu egoların doymak bilmeyen oburluğu? Nedir, yani neyi paylaşamaz insanoğlu? 
Ah bu kadınlar , ah . Senin de hemcinsleri olduğunu hatta ve hatta insan olduğunu unutup da sana dert yananlar. Dert yanmakla kalmayıp, aralarında paylaşmaya kalkmalar. "Yahu durun  ne oluyoruz , benim sevgim ikinize, hatta hepimize yeter.&…

Aralık ELEKTRİK MAVİSİ

Resim
Selam Cafe dostları
Ay ben ne unuttum , ne unuttum ?
Aralık ayının sonuna geliyoruz da bu ayın rengini yazmayı unuttum .
Zamanı , unuttum ve de renkleri.
Her sabah güne elektrik mavisiyle başlıyorum.
Kalbim biraz kırgın  , biraz bulutlu , biraz da yağmurlu .
Suskun, ürpertici  mavi sabahlarda , doğmuyor artık güneş.
Aralıkta ruhum elektirik mavisi
Ya sizin , sahi sizin Aralıkta ruhunuz ne renk ?

Hasbihal

Resim
Merhaba Dostlar
Biliyorum yine arayı epey açtım . Günler mi iyice kısaldı yoksa benim mi işlerim daha çoğaldı anlamıyorum ki .
Ha bugün ha yarın derken fırsat bulup da şurda sizle  iki lafın belini kıralım diyemiyorum .
Sizde durum nedir? Sanki blogların eski canlılığı yok gibi .
Havalar da iraz tuhaflaştırdı beni . Kış demeye bin şahit lazım. Ilık hava ,ılık hava sürekli hasta ediyor.
Güneş doğmadan güne başlamak ve erkenden karanlık olması, gün yüzü görmemek de çık yoruyor.
Geceler uzun en iyisi yapacak bir şeyler bulmak. Televizyonla hiç aram yok . Dizi hiç mi hiç izlemem . Kitaplarım , kahvem. Ha bi de örgü tavsiyemdir iyi oluyor kış geceleri.
Bazen patlamış mısır ya da kestane arkadaşlık ediyor bazen de bol tarçınlı boza .
Bende son durum bu ya siz siz neler yapıyorsunuz ?