Kayıtlar

Mart, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Papatya ve Kelebek

Resim
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini
hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.
Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde,
kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye baslamis.
Bu kozanin içinde geçirdigi uzunca bir sürenin sonunda da,
rengarenk kanatli bir kelebek olup çikmis.

Minik kelebek, uçabiliyor olmanin da verdigi mutlulukla uçmaya
baslamis. Daglar tepeler asmis, ormanin her yerini dolasmis.
Derken bir vadiye gelmis. Rengarenk çiçeklerin bulundugu bir vadiye.
Etrafina saskin saskin bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya
görmüs. Bir anda afallamis. Ne düsünecegini, ne yapacagini
bilememis. içinden "Ne muhtesem bir çiçek" diye geçirmis.
Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hos kokulu çiçegin
üzerinden geçip dogruca onun yaninda almis solugu.

"Merhaba" demis papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yaniniza
gelmek istedim.". Nazli papatya söyle bir bakmis konuguna ve
"Merhaba" demis, "…

Yaldızlı Böcek

Resim
Benim adım kelebektir
İşim gücüm eğlenmektir
Kanatlarım tülden ipek
Dolaşırım çiçek çiçek
Kon kon kelebek
Yaldızlı böcek
Kon işte sana bir gonca çiçek
Yaz kış geçecek
Ömrün bitecek
kon işte sana bir gonca çiçek

Çilek Çocuk

Resim
Minik çileklerim nasıl da güzel çıkmışsınız resimde.

Alçacık dalı var
Dalında balı var
Al çilek Bal çilek
Yemezsem üzülecek


Bu çilekleri yemek gerek  :)


Kurbağaların Yarışı

Resim
Günlerden birgün ... kurbağaların yarışı varmış.
Hedef, çok yüksek bir
kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da
arkadaşlarını seyretmek
için toplanmışlar. Ve yarış başlamış. Aslında
seyirciler yarışmaya
katılan kurbağalardan hiçbirinin kulenin tepesine
çıkabıleceğine
inanmıyorlarmış.
Sadece su sesler duyulabiliyormuş:
"Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!"
Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine
ulaşamayınca teker teker
yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir
tanesi inatla ve
yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormus. Seyirciler
bağırıyorlarmış:
"...Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!.."
Sonunda, bir tanesi
hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış
ve bırakmışlar.
Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele
ederek kulenin
tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu
işi nasıl
başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona
yaklaşmış ve sormuş bu
işi nasıl başard…

Kurbağa Okulu

Resim
Kurbağa okuluna 20 kurbağacık gelmiş
20 yavru kurbağa hepsi de yeşilli sarılı
Artık ders başlamalı
Geç gelen üç yaramaz kurbağaya
Öğretmen kızmış  : - Sizi mi bekleyeceğiz
Hemen yerinize oturun .
Yüzünüzü bana dönün, konuşmayın , Kıpırdamayın, doğru durun.
Kurbağalardan biri düşlere dalmış
Baharda gökyüzü , bulutlar , göller
Nilüferler arasında vızıldayan sinekler.
Öğretmen hemen uyarmış:
- Öğrenmek isteyen dikkatle dinler
Derken ders bitmiş
Kurbağacıklar eğlenceye dalmış.
Kimi hop hop hoplar
Kimi zıp zıp zıplar
Kimi de cup suya dalar.



Binbir çiçek

Resim
Miniklerim , motifli delgeçlerle yapılan sanat etkinliklerine bayılıyorlar. Yine birbirinden güzel eserler ortaya çıkardılar

Elli Yıllık Kibarlık

Resim
Yaşlı bir çift uzun yıllar sonra evliliklerinin altın yılını kutluyormuş. Kahvaltı yaparken kadın şöyle düşünmüş: “Elli yıl boyunca hep kocamı düşündüm ve ekmeğin kabuklu kısmını ona verdim. Sonunda bugün bu tadı ben tatmak istiyorum.”
Ve ekmeğin kabuklu kısmına yağ sürmüş, diğer kısmını kocasına vermiş. Tahminin tersine kocası çok mutlu olmuş, onun elini öpmüş ve şöyle demiş. “Sevgilim bana günün en büyük mutluluğunu verdin. Elli yıl boyunca ekmeğin en çok sevdiğim yumuşak kısmını yiyemedim. Hep çok sevdiğin için o kısmın senin olmasını istedim.“

Maymuşlar

Resim

Maymun Hikayesi

Resim
Asya'da maymun yakalamak icin kullanilan bir cesit tuzak vardir. Bir
hindistancevizi oyulur ve iple bir agaca veya yerdeki bir kaziga baglanir.
Hindistancevizinin altina ince bir yarik acilir ve oradan icine tatli bir
yiyecek konur. Bu yarik sadece maymunun elini acikken sokacagi kadar
buyukluktedir, yumruk yaptiginda elini disari cikaramaz.Maymun, tatlinin
kokusunu alir, yiyecegi yakalamak icin elini iceri sokar ve yiyecegi kavrar,
ama yiyecek elindeyken elini disari cikarmasi olanaksizdir.
Sikica yumruk yapilmis el, bu yariktan disari cikmaz. Avcilar geldiginde,
maymun cilgina doner ama kacamaz. Aslinda bu maymunu, tutsak eden hicbirsey
yoktur. Onu sadece onun kendi bagimliliginin gucu tutsak etmistir. Yapmasi
gereke tek sey elini acip yiyecegi birakmaktir. Ama zihninde acgozlulugu o
kadar gucludur ki bu tuzaktan kurtulan maymun cok nadir gorulur.
Bizi tuzaga dusuren ve orada kalmamiza neden olan sey, arzularimiz ve
zihnimizde onlara bagimli olusumuzdur…

Çamlarımız

Resim
Tohumlar fidana fidanlar ağaca ağaçlar ormana dönmeli yurdumda.

Pastada ıspanak

Resim
Cuma günü kahvaltı saatimizde Enes in annesi Ümmiye Hanımın çocuklara bir sürprizi vardı.Bu nefis pastayı ve yumuşacık poğaçaları yapmış.Pasta ıspanaklıymış.Çok şaşırdım. Yaş pastaya ıspanak mı konur diye.Ama tadı müthişti.Ellerinize sağlık Ümmiye Hanım.

Bilge ve Köpek

Resim
Bilge biri göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırıldığı her halinden belli olan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:
-Benim bundan öğrendiğim şu oldu, der.
-Bir insanın istekleri ve ihtiyaçları ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.
Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı
olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir
köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur.

alıntı

Ayıcık

Resim

Mucizesin

Resim
Evrende soluk aldığımız her bir saniye
yeni ve özel bir an,
bir daha yaşanamayacak bir an...

Peki biz çocuklarımıza ne öğretiyoruz?
İkinin iki daha dört ettiğini ve
Fransa'nın başkentinin Paris olduğu dışında.

Onlara kim olduklarını ne zaman öğreteceğiz?
Her birine kim olduğunu biliyor musun?
Sen bir mucizesin demeliyiz.

Yıllardır senin gibi bir çocuk daha
dünyaya gelmedi.

Bacakların, kolların, parmakların,
hareketlerin bir mucize.

Bir Shakespeare, bir Michaelangelo,
bir Beethoven olabilirsin.

Sen de bu kapasite var.
Sen bir mucizesin.

Büyüdüğün zaman senin gibi bir
başka mucizeye nasıl zarar verebilirsin?

Çalışmalısın.
Hepimiz çalışmalıyız.

Dünyanın, çocukların yaşamasına değer
bir yer olabilmesi için çalışmalıyız.
(Alıntı)

Ağaçlar çiçek açtı

Resim
Ağacı kıskanırım  Yemiş yüklü dalı var  Bahar olsun güz olsun  Ne güzel masalı var

Kavakla Kabak

Resim
Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.

Minik Tavşanım

Resim
Tavşanım tavşanım minik tavşanım  tavşanımın ayağında patikleri eskimiş yırtılmış  tavşanım ağlar tavşan bana baksana tiki tiki yapsana  bak çocuklar geliyor çabucak kaçsana

Tavşan ile Köpek

Resim
Köpeği ile yaşayan bir genç  bahçe katı daire kiralar. Dairenin önünde bir teras vardır. Yan dairede de ev sahibi yaşlı kadın ve oğlu oturmaktadır. İki dairenin teraslarından birbirine geçilebilmektedir. Kiracı genç taşınırken ev sahibinin oğlu kiracıya şöyle der:
"Köpeğinize ne olur dikkat edin, annemin tavşanına bir şey yapmasın. Annem yaşlı, o hayvana da çok bağlandı, bir şey olursa tavşana, yaşayamaz. Tavşanın kafesi terasta duruyor, aman dikkat...." Kiracı da dikkat edeceğini söyler. Gel zaman git zaman, köpek ve tavşanın birbirileri ile hiçbir sorunu olmaz, beyaz tavşan da iyice büyür. Tavşan bazen kafesinde duruyor, bazen de terasta dolaşıyordun Bir gece köpek ağzında bir şey ile sahibinin yanına gelir. Sahibi bir de bakar ki köpeğin ağzındaki şey ev sahibinin beyaz tavşanı, ama ölü ve çamur içinde! Kiracı paniğe kapılır, ölü tavşanı alıp bir güzel yıkar, tüylerini saç kurutma makinesi ile kurutup kabartır ve usulca yan terasa süzülüp tavşanı kafesine bırakır.
O gece, …

Bay Baykuş

Resim

Sürprizli

Resim
Bugün bu nefis keki ve içi sürprizli kurabiyeleri Havva Ablamız yapmış .Haa bir de sağlık deposu limonata da var.



Biz de afiyetle yedik . Kurabiyelerin içinde ne  mi var ? söylemeyiz sürpriz.Eline sağlık Havva Ablaaaaa

Farecik

Resim
minik fare cik cik cik boncuk fare cik cik cik siyah siyah gözleri pırıl pırıl parlıyor kuyruğunu sallıyor

Farenin Öyküsü

Resim
Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi
ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü. 
Kendi kendine: 
İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye
düşündü. 
Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu
anladığında yıkılmıştı 
"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!"
diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı. 
Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve
bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı: 
"Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil.
Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi. 
Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla
domuzun yanına koştu ve, 
"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı
var!" diye adeta çırpındı. 
Domuz anlayışla karşıladı ama, 
"Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka
yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol"
dedi. 
Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve , 
"Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı
v…

Anne Kedi

Resim
Bir göl kenarında yaşayan ve sudan nefret eden bir kedinin bir gün yavruları olur; fakat bu yavrular her gün gölün kenarında oynamayı ve suya girmeyi çok severler.
Yavrularıyla birlikte göle giren ve onlarla suyun içerisinde oynayan anne kediyi gören bir başka kedi hayretler içinde kalır ve ona sorar:
"Sen yıllardan beri sudan nefret ederdin, ama görüyorum ki artık sudan hiç çıkmıyorsun. Bunun sebebi nedir?" Anne kedi şöyle cevap verir: "Hâlâ suyu hiç sevmiyorum ve göle girmekten de nefret ediyorum, ama ben yavrularımı çok seviyorum."

Yağmurda Dans

Resim
Bugün Eskişehir'de yağmurlu kapalı bir hava vardı .Miniklerim de Sounds of nature  rain eşliğinde sevimli kedileri yağmurda dans ettirdi .

Bir Buket Sevgi

Resim

Yaşama Dair

Resim
Bir bilge varmış ; Ne sorsan cevap verirmiş.
Onu çekemeyen biri demiş ki:
Ona öyle bir soru soracağım ki kesinlikle bilemeyecek.
Ne soracaksın ? Diye sordukların da ise
- Elimde bir kelebek var.Ölü mü diri mi ? Diye
soracağım.Eğer diri derse elimi sıkıp öldüreceğim.
Ölü derse de elimi açıp bırakacağım uçup gidecek
Bilgenin yanına gidiyor ve sorusunu soruyor.
-elimdeki kelebek ölü mü diri mi ? Diyor.
Bilgenin cevabı ise müthiş ,

O SENİN ELİNDE !...

Narcissus - Nergis

Resim
Narcissus Öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya doyamazmış kendine... Gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran... Bir gün ır­mak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü... uzanıp, iyice bak­mak istemiş. Tam gördüğünde kendini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının öldüğü­nü duyan Tanrı, unutulmaması için O'nu her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş. Narcissus, nergis olmuş.