Kayıtlar

Kasım, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mööcük

Resim
Kurbağa bir inek görmüş çayırda, Bayılmıs boyuna posuna. Kendisi yumurta kadar yok, İlle de ineğe benzeyecek: Ikınmış, sıkınmış, gerinmiş, Kabardıkça kabarmış, şiştikçe şişmiş. Bir yandan da dişisine sorarmış:
— Nasıl, hanım, inek  kadar oldum mu?
— Nerde, demiş hanım.
— Al öyleyse, demiş, Biraz daha şişmiş:
— Şimdi nasılım?
— Vazgeç bu sevdadan canım.
— Sen dur hele, demiş bücür kurbağa, Şişmiş bir daha, bir daha.
Derken çat demiş çatlamış!



Şartlanmışlık

Resim
Fili ayağının birinden bir ağaca bağlamışlar zinicirle. Fil önceleri direnmiş ama önüne sistematik olarak yiyeceğini de getiriyorlamış. Fil ayağını kurtarmaya çalıştıkça yemeğini koymuşlar önüne. Bir süre sonra fil bu durumu kabullenmiş, hiç ayağını kurtarmaya çalışmamış. Fil ağaca mahkum olmuş. Bir fil kaç ton?Bir ağacı yerinden sökebilecek ağırlığa, güce ve dirayete sahip di mi?
ve bu fil ayağını zinicirden kurtaracak güce sahip iken hiç kurtulamamış o zincirden… kurtul-a-mamış mı, kendi mi kurtulmamış? Bu araştırma bize önüne konan yemekle şartlanan fili yani zihnimizde kendimize koyduğumuz ya da izin verdiğimiz zihinsel kalıplarımızı gösteriyor aslında..Kendi kendimizi bu şartlanmışlıklarımızla nasıl esaret aldığımızın çok güzel bir örneği..Yaşamda da bizler de öyle değil miyiz? Sınırlarımızı kendimiz koyuyoruz, inançlarımızla…
Şartlarımız var kendimize belirlediğimiz..
Özgürüz zannediyoruz ancak tüm bunlarla özgür bir zihin midir bizde var olan?
Sınırımız nerede başliyor, nerede bitiyor,…

Filler

Resim
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde;
develer tellal, pireler berber, karınca dülger iken;
eski hamamın tası yok,
peştamalın ortası yok . Falan filan karıncayı nallayıp
sırtına palan vuran,
duydun mu sen hiç böyle yalan?
O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan.
Heybenin gözünden camız yavrusu düştü.
Eşeğe binip deveyi kucağına alan ağalar,
söyleyin bakalım bu damı yalan?
Yalanı yuhalayalım hadi bakalım masala başlayalım Kare şeklindeki kağıdımızın içindeki kareleri rengarenk suluboya ile boyadık. Sonra gerekli yerlerinden kestik ve katladık . Gözünü pullarla yaptık . Ve işte bu güzel filler ortaya çıktı.

Dünyanın Bütün Çiçekleri

Resim
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ "Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!" Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Bütün çiçekleri getirin buraya, Öğrencilerimi getirin, getirin buraya, Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer Bütün köy çocuklarını getirin buraya, Son bir ders vereceğim onlara, Son şarkımı söyleyeceğim, Getirin getirin...ve sonra öleceğim. Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum, Kaderleri bana benzeyen, Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları, Geniş ovalarda kaybolur kokuları... Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri, Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni, Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni. Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini Bacımın suladığı fesleğenleri, Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini, Avluların pembe entarili hatmisini, Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın. Aman Isparta güllerini de unutmayın Hepsini, h…

Başöğretmen

Resim
24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e
"Millet Mektepleri Başöğretmenliği" ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi' nin yayınlanması ile resmileşmişti.
Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılından itibaren  Başöğretmenimiz önderliğinde
"Öğretmenler Günü" olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenler Günü

Resim
Dünyanın en kutsal mesleğini yapan eğitim emekçisi bütün öğretmenlerin günü kutlu olsun

Şaşkın Baykuş

Resim
Kahverengi paket kağıdı (saman kağıdı)  , karton ve oluklu karton kullanarak yaptığımız bu sevimli baykuşlar nasıl da şaşkın şaşkın bakıyorlar .

Güzel Evim

Resim
Tuvalet kağıdı ruloları ve renkli kağıtlarla işte bu sevimli evleri yaptık kestik yapıştırdık, katladık. Mutlular mahallesi sakinleri bu evlerde yaşıyorlar.

Çocuk Gözüyle

Resim
Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız... Babasına söyledi bunu, o da "Üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir a…

Natürmort

Resim
Bugün miniklerimle yine çok eğlenceli bir şey yaptık.Hani şu masalda arabaya dönüşen balkabağını bir güzel boyadık kestik ve kartona yapıştırdık. Bizim kabaklar arabaya dönüşür mü bilmem ama yine güzel şey başardınız sizinle gurur duyuyorum meleklerim.


Yağmurda Dans

Resim
Ne zaman şemsiye ile ilgili bir etkinlik yaptırsam aklıma Singing İn the rain adlı müzikal gelir .Filmdeki aktörün yağmurda dansı , çocukların yaptığı resimlerdeki yüzler gibi eğlencelidir.

Üstüme yağma ama

Resim
Yağ yağmur çimene, yağ yağmur ağaca          Yağ yağmur dama , üstüme yağma AMA

En son yaprak da dökülmüş

Resim
Bayrak yarıya çekilmiş
Atatürküm öldü diye
En son yaprak da dökülmüş
Atatütküm öldü diye

Sürü yas tutmuş ovada
Kuşlar susmuşlar yuvada
Rüzgar esmez olmuş dağda
Atatürküm öldü diye

Irmaklar yaslı çağlamış
Ağaçlar sessiz ağlamış
Vatan karalar bağlamış
Atatürküm öldü diye





Kutsal Bir Ateşim

Resim
Ülkemin karanlık ufuklarından doğan en parlak güneşsin, ilelebet batmayacak.
Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Kocatepe'den

Resim
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemal’lerin!

Davullar, zurnalar, döğende
Biz seni hatırlarız!

Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız!

Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda.

Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük
Kemal Paşa! Ölümsüz insan! Şanlı Atatürk!

Cahit KÜLEBİ

Çelenk

Resim
Bugün miniklerimle bu güzel çelenkleri yaptık . Çelengin çiçeklerini grafon kağıdıyla kalemle buruşturarak yaptık. Çok emek harcadılar ama yaptıklarına değdi.

Anıtkabir

Resim
Anıtkabir;Ankara’da Atatürk için yaptırılmış olan anıt niteliğinde kabir.
Ankara kentinin, kaleden sonra en yüksek yeri olan Rasattepe’dedir.
Atatürk 10 Kasım 1938′de İstanbul’da öldüğü zaman cenazesi Ankara’ya götürülmüş, geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi’ne konmuş, Atatürk’e lâyık bir mezar yapılabilmesi için de uluslararası bir proje yarışması açılmıştı. Yarışmayı Türk mimarlarından Emin Onat ile Orhan Arda’nın ortaklaşa yaptıkları proje kazandı.
Anıtkabir’in yapımı 1945′te başladı, 1953′te tamamlandı.
 Atatürk’ün naaşı, 10 Kasım 1953 günü. bu ebedi istirahatgahına getirildi.
Fikirleriyle , çizdiği aydınlık yol ile yüreğimizde kurduğu Cumhuriyet'le sonsuza dek yaşayacaktır.

Bizimlesin Sonsuza Dek

Resim

Atatürk ve Ülkü

Resim
ATA 'mızın Kızı Ülkü ile çektirilmiş  bu güzel fotoğrafın çerçevesini miniklerimle süsledik. Evimizin en güzel yerinde sergilemek için .

Yapraklara Üfledik

Resim
Suluboya ile üfleme tekniği kullanarak yaptığımız yapraklar harika oldu. Sanki Yağmurda ıslanmış izlenimi verdi


Bir Salkım Sevinç

Resim
Miniklerimle zaman zaman, kahvaltı saatlerimizi geçirdiğimiz yeni yerimizde ,sanat etkinliklerimizi de yapıyoruz. Buna çok sevinen çocuklarım , daha bir keyifli yapıyorlar etkinliklerini.  Hele bir de suluboya kullanıyorsak değmeyin keyfimize.






Kızılay

Resim
KIZILAY, SAVAŞ ALANINDA YARALANAN YA DA HASTALANAN ASKERLERE HİÇBİR AYRIM GÖZETMEKSİZİN YARDIM ETMEK ARZUSUNDAN DOĞMUŞTUR.
11 Haziran 1868 tarihinde "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan Kızılay,
1877'de "Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti",
1923'de "Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti",
1935'te "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve
1947'de "Türkiye Kızılay Derneği" adını almıştır. Kuruluşa "KIZILAY" adını büyük önder Atatürk vermiştir.

Kızılay'ın alameti, beyaz zemin üzerinde karşıdan bakarken sola doğru açık kırmızı "ay" dır. Yalnız Kızılay bayrağında "ay"ın açık yüzü bayrak direğinin tersine doğrudur.
Kızılay alameti, Devletler Hukuku'nun ilgi hükümleri gereğince, savaş zamanında silahlı kuvvetlerin sağlık servisleri ile o hükümlerin belirlediği kişi ve kuruluşlar için "koruyucu ve belirtici işaret" olarak kabul edilmiştir. Bunlar dışında kalan hiçbir kiş…

Sevimli Balık

Resim
sevimli balık denizde, kıvrıla kıvrıla yüzüyor.
Balıkçı hasan geliyor ,oltasını atıyor.
Sevimli balık dinle, sakın yemi yeme .
Balıkçı seni tutacak sepetine atacak
tavada kızartacak
sevimli balık kaç kaç .

Tavşan Bana Baksana

Resim
tavşanım tavşanım minik tavşanım
tavşanımın ayağında patikleri
 eskimiş yırtılmış tavşanım ağlar
tavşan bana baksana tiki tiki yapsana
bak avcı geliyor çabucak kaçsana