31 Temmuz 2015 Cuma

Yeniden İzmir

Çarşamba günü akşamında veda ettiğimiz Muğla Dalaman'dan İzmir 'e geri döndük. İki gündür İzmir'de Karşıyaka 'da Latife Hanım Anı Evi'ne gittik. Kışın geldiğimde görme fırsatım olmuştu. Bu sefer abilerimle gittik. Kahve içmeyi de ihmal etmeden.Daha önceki ziyaretimin yazısı burada. Karşıyaka çarşısındaki kısa turdan sonra vapurla Alsancak'a geçtik.Alsancak 'ta Kordon'un güzelliğinde kısa molalar verdik. Bir önceki ziyaretimin yazısı burada
Alış veriş merkezlerinde hem hoş vakit geçirdik, hem de çok güzel şeyleri uygun fiyatlara aldık.güzel anlarımızı fotograflamayı da unutmadan. Sıcak ve neme aldırmadan gezmelerimizi sürdürüyoruz. Bakalım sırada nereler olacak. 

30 Temmuz 2015 Perşembe

Akyaka'da veda

Muğla'ya her gelişimde aynı şeyi düşünüyorum . Doğa harikası ilçelere  sahip bir il. Dizi ve film yapımcılarının da haliyle çok kullandıkları mekanlar genellikle bu bölgede oluyor. Son zamanın modası ege dizileri,  filmleri nereye gitsem bir kareyi hatırlatıyor bana . Bugün artık dönüşe hazırlanıyoruz . Yolunuzun üstünde Akyaka Azmak var. Dizi setindeymişim izlenimi veren  bu cennet köşesi evleriyle ve küçük okuluyla gönlümü bir kere daha fethediyor. Hoşcakalın Muğla ve ilçelerinin özü bozulmamış güzel isanları.10 gün boyunca ekmeğinizden yedik suyunuzdan içtik. Bakalım bir sonraki görüşme ne zaman ? O zamana kadar kalın sağlıcakla. 

Koca Yürekli Koca Usta

J
Sabahın nemli serinliğinde yine yollardayız . Denizli Çameli istikametimiz. Dağlara doğru yükseldikçe kuru ve serin rüzgar nefes almamızı kolaylaştırıyor.Dünya Yamaç Paraşütü kupası ön mesafe yarışları uçuşlarını görmek bizlere ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor. Çameli'nde misafir olduğumuz ev sahibinin bizim için hazırladığı sıcak ekmek , teryağı ve masaya konan her yiyeceğin kendi bahçelerinden ve doğal olması neşeli saatler geçirmemizi sağlıyor. Derenin şırıltısı ve kuşların sesleri dışında , şehirden uzakta , ağaçların koyu serinliğinde geçen zaman paha biçilemez güzellikte. İkindiye doğru serinlikte yarım saatlik uyku ile kendimizi ödüllendiriyoruz. 
Bu yörenin dünyaca ünlü üçtel üstadı Hayri Dev ile tanışma fırsatı yakalıyoruz. Dünyaya sevgi ile bakan bir çift dumanlı yeşil göz ve tatlı tebessümü eşliğinde  ezgileriyle kulaklarımızı dolduruyor. " müzik ruhun gıdasıdır, hep müzikle yaşayın " diye bana tembihte bulunuyor. Bu sevgi dolu koca yüreği tanımaktan duyduğum onur ve gururla anı ölümsüzleştirmek ve onunla aynı karede olmakla kendimi çok şanslı hissediyorum. Hayri Dev bu topraklarda yetişmiş , hiç okula gitmemiş gönül verdiği yanık kaval sesi ve üç tel sazı ile dünyaya sesini duyurmuş " koca Usta" namıyla anılan bu koca yürek "elin yapacağı herşeyi yaparım " felsefesiyle marangozluk , terzilik , ayakkabıcılık vb işler elinden gelmiş . Ancak o çoban ve müzisyenim diyerek müziği hiç bırakmamış. Değeri belki çok yıllar sonra bilinecek koca yürekli koca usta seni tanımakla hayatımda unutamayacağım anlar yaşama gururuna eriştim . Uzun ve sağlıklı bir ömür dileklerimle.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Göcek


 Gün boyu sıcak havanın etkisiyleburnumuzu bile dışarı çıkartmayıp klimaların serinliğinde uyuyup akşam üstü yine yollardayız , bu sefer hemen yakınımızda inlice koyunun buz gibi sularıyla kendimize geliyoruz. Girdiğimiz diğer koylardaki suya göre burası oldukça soğuk. Küçük bir derenin buradan denize karışması suyun soğuk olmasının nedeni.Güneşin de batmasıyla birlikte burada daha fazla kalamayıp Göcek'e doğru uzanıyoruz.Yıllar önce Fethiye'nin  küçük sevimli  beldesi ,bakir koylarıyla görülmeye değer cennet köşelerinden biri olan Göcek şimdilerde , zenginlerin yatlarına ev sahipliği yapan marinası nedeniyle tam anlamıyla paranın su gibi akıtıldığı ancak bir şişe suyun bile çok pahalı olduğu yer haline gelmiş. Markaların markalaşmanın beldesi Göcek sahilindeki kısa  turumuz bir kafade yudumladığımız içeceklerimizle noktalanıyor.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Dalyan...


Dalyan'nın denizle kucaklaştığı İztuzu, kalabalık misafir grubunda bize de yer veriyor. Bakirliğini korumak için günlerce mücadele verilip kazanılan zaferin sonucunda herkese kapılarını açmış bu doğa güzelliğini dünyaya tanıtan sevimli caretta carettalarıyla mavinin yeşilin her tonunu göz zevkimize sunuyor.Dalgalarını ve tuzunu bedenimin her zerresinde hissetmek paha biçilemez mutluluk .Güneşi serin suların koynunda uykuya yatırıp Dalyan'nın sokaklarında ışık ve renk cümbüşünün davetkar kalabalığına katılıyoruz.Yabancı çehrelerin ve dillerin bolca olduğu sokakların renkli dünyasında , akşamın nemli serinliğine sığla ağaçlarının baş döndürücü kokuları karışıyor. Begonvillerin süslediği lokantaların nefis yemek kokuları burnumuza çalınırken , bütün samimiyetiyle bize yemeklerini sunan , bozulmamış ege insanının sıcaklığında , gülüşlerimizin eşlik ettiği keyifli bir yemekle bir günü daha bitiriyoruz.

26 Temmuz 2015 Pazar

Sadece Sevda


Kaçak imar üzerine kurulmuş bir gecekonduydu sevgimiz , hiçbir zaman tapusu verilmeyecek . Tigris

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Bodrum Bodrum


Birkaç günlük dinlenmenin ardından düşüyoruz yine yollara. Bu seferki istikamet Bodrum. O yüzden yolumuz uzun. Sabah kahvaltısında Ula yakınlarında  içtiğimiz nefis çorba bizi kendimize getiriyor. Gökova körfezinin muhteşemliği karşısında fotograf çekmeden olmaz . Bu bol resimli kısa molanın ardından yine yollardayız. Şimdiki mola yerimiz benim daha önce de gittiğim meşhur Belen Kahvesi . Ormancı Türküsü' nün yakıldığı olaya tanıklık eden kahve yılların verdiği sessizlik içinde ziyaretçilerini karşılıyor. Bay Mustafa , Ormancı ve Muthar Tevfik le birlikte zaman durmuş burada . Kulpsuz fincanlarda servis edilen kahvelerimizi yudumlarken Gevenes Köyünün tepesinden ovaya bakıyorum.Sonrasında havanın da sıcak olması nedeniyle yolumuz olandann da uzun hale geliyor. Durak noktamız babamın 55 yıl önce askeri öğretmen olarak görev yaptığı Bodrum'un Çiftlik köyü oluyor. Burada geçirdiği iki yıl boyunca kaldığı evi buluyoruz . Sahibi öldüğü için ev yıkılmış. Yeni sahipleriyle tanışıyoruz . İstanbul'dan emkli olup buraya yerleşmişler. Babamın öğrencilerinin kendisinden bahsettiğini ismen tanıdıklarını belirtiyorlar.Öğrencisinden birisiyle yapılan telefon görüşmesi sonucunda 55 yıl sonra tarihi bir ana tanıklık edilerek görüşme yapılıyor. Köy kahvesinde yapılan sohbette babamı tanıyan öğrencilerin olması mutluluğumuzu ikiye katlıyor. Okulun artık kullanılmaması bizi biraz üzüyor. Güzel anılar ve bol fotograflarla köyden ayrılıyoruz.Köye çok yakın mesafede olan deniz kenarında sıcaktan bunalmış bedenlerimizi serin sularla buluşturuyoruz. Gün akşama dönerken , Bodrum'un İstanbul'daymışsınız izlenimini yaratan sıkıcı trafiğinde boğulup kalıyoruz.turgutreis'te İstanköy manzarasında güneşin muhteşem renklerinde kaybolduk. Yorgun argınbir günü de tamamlayarak dönüşe geçiyoruz .

23 Temmuz 2015 Perşembe

Yuvarlakçay


Ortaca Köyceğiz arasında yeşilin en deli tonunda akar Yuvarlakçay. Yaz günlerinin sıcaklığına inat serin rüzgar olur yüzüne çarpan . Suyun delice çağlamasına aldırmadan , buz gibi sulara kendini bırakan insanların , cırcır böcekleriyle yarışan sesleri eşliğinde içilen bir bardak çay her bir yudumunda huzuru sunar. Gezilesi hatta tekrar gidilesi saklı cennet köşesi 

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Yine yollarda

Her yeni gün ,insanın yaşamı keşfetme serveninde çıktığı bir yolculuktur. Yollar , yolcular, yolculuklar.... Adı sanı bilinmeyen duraklar , ıssızlığın ortasında Süregelip giden. Bu gün de yeni bir yolculukla başladı hayat bütün güzelliklere varılmaya amaçlanan.

Alsancak

Bayramın son günü , küçük abimleri Çanakkale'ye uğurladıktan sonra küçük yumurcağın gitmesiyle , alıştığımız sesi ve şirinlikleri ile sessizleşen evde kalmak istemedik . Alsancak'ta soluğu aldık. Kışın geldiğimde restorasyonu devam eden İzmir Atatürk Müzesi'nin açık olmasını fırsat bilerek yeğenlerimle tarihi bir yolculuğa çıktık.
Zamanında bir halı tüccarının evi olan bina Kurtuluş Savaşı'nda Karargah Binası olarak kullanılmış. Sonrasında İzmir Belediyesi tarafından Atatürk'e hediye edilmiştir.Daha önceki İzmir gezilerimde de uğradığım Bisquitte sakin bir gün yaşıyordu. Çok sıcak bir günde buz gibi içeceklerimiz ve bol kahkahalı sohbetimizle keyfimize diyecek yoktu.Tarihi Kızlarağası Hanı'nda  fincanda pişmiş kahvelerimizi yudumlarken Hemen yanımızdaki camiden yükselen ikindi vakti ezanın ruhları dolduran huzuru sessizliğimizin sebebi oluyor. Hayat kaldığı yerden devam edercesine yeniden sesler yükselirken , uzaktan gelen keman sesi ile yüzümüzde bir tebessüm oluşuyor. Bir kaç istek parça dinledikten sonra Kemeraltı'nda açık bulduğumuz bir kaç dükkanı gezme fırsatımız oluyor. Ucuz bulduğumuz şeyleri alarak , yeniden Alsancak'a dönüyoruz. Akşam üstü serinliğinden faydalanarak eve dönüşe geçiyoruz. Sabah başka bir yere daha yolumuz olacağı için yeğenlerimle  yatakta hem sohbet ederken günü kaleme alıyorum. Cümleleri bir kaç kez yazıp silerek.

18 Temmuz 2015 Cumartesi

Şirince



Daha önceki yazımda da söylediğim gibi , bayramlar bende her zaman güzel anılarla doludur. Bu sene İzmir'de toplandığımız için bayram gezilerimiz de İzmir ve civarında oluyor. Arefe günü bayram alış verişi için tarihi Kemeraltı Çarşısı'na  gitmiştik. Havanın çok sıcak olması ve  iğne atsan yere düşmez misali bir an önce alışverişimizi tamamlayıp eve döndük. O yüzden fotograflama imkanım olmadı. Bayramın birinci günü ise İzmir 'in Şirince Köyü'nde keyifli bir gün geçirdik. Yıllar öncesinde iki kere daha görme fırsatım olan bu sevimli köy, bu sefer çok değişmiş bir halde karşımıza çıkıyor. Zamanla tarihi dokusunun ve ismine yakışır derecedeki şirinliğini kaybetme tehlikesi olabilir.   Özellikle Maya takvimine göre 21 Aralık 2012 günü kopacak kıyamette en güvenli yer olduğu rivayet edilen bu köyün bu sayede ziyaretçi akınına uğramasıyla birlikle popülerliği gün geçtikçe artmış ve turistik yörelere özgü keşmekeşliğin burada da yaşandığını gözlemledim. Şarapları ve evleriyle ünlenen bu eski rum köyünde iki tane rum kilisesi de bulunmakta.Önceleri Adı Çirkince olan bu köyü zamanın valisi ziyareti sırasında "böyle güzel bir yer çirkince olamaz olsa olsa Şirince olur" demesiyle Çirkince köyü Şirince olmuştur. Köyün girişinden yukarı doğru uzanan taşlı dar ve dik yokuşlu yollar sağlı sollu köy halkının ürettiği , yiyecekler , kıyafetler , sabun , takılar ve şarapların satıldığı küçük dükkanlar göze çarpıyor. Restore edilmiş evlerin taş basamaklarında soluklanmadan yola devam etmek güç.Günün sonunda yorgun bir şekilde arabalara bindiğimizde karnımızın da bir hayli acıktığını hissediyoruz ve Aydın'ın Germencik ilçesine bağlı Ortaklar Beldesinin meşhur çöp şişiyle midelerimizi şenlendiriyoruz .


Şeker Bayramı


Yoğun geçen bir günü geride bırakırken , ben ancak tabletimin başına geçip bayram mesajımı yazma fırsatı buldum. Sağlıklı , mutluluklarla dolu , gönlünüzce geçen nice bayramlara ulaşmanız dileğiyle .

17 Temmuz 2015 Cuma

Mutluluk Pastası


Bayramları oldum olası çok severim , abilerim be yeğenlerimle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarım .Bu sene büyük abimlerde İzmir'de toplandık.büyük abimin doğumgünümün de denk gelmesi, ayrı bir güzellikti. Evde küçük çocuk olunca pastanın mumlarını üflemek de küçük yumurcağa düştü . Nasıl da gözleri ışıldayarak heyecanla yanaklarını şişirerek , alkışlar eşliğinde mumlar söndürüldü. Aile bağlarımızın kuvvetli olması çok güzel 

16 Temmuz 2015 Perşembe

Hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey ( Mim)


Sevgili blog dostlarım , yine keyifli bir mim etkinliğinde değerli dostum ve aynı zamanda bana çok uğurlu gelen sevgili Nahide Zerayak beni mimlemiş. O ister de ben hiç cevaplamaz mıyım ?
Hakkımda Bilmediğiniz 11 şey neymiş bakalım ?
1- Elinizde sihirli bir değneğiniz olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
  Ah nerde o değnek , bir elime geçirsem bakın bakalım dünya tersine döner mi dönmez mi? Bütün kötülere dokunup sevgi ile cezalandırırdım. İnsanların çocukların gözünden dünyaya bakmaları için değneğimi şöyle bir sallardım. Saf ve temiz duygulu insanlar olmalarını sağlardım.

2- Mesleğinizi değiştirseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz Veya ne olmak isterdiniz? 
  Mesleğime aşık bir olarak kolay kolay değiştirmek istemem ancak bütün hayalim edebiyat üzerine olduğu için köklü bir lisede edebiyat öğretmeni olup öğrencilerimi edebi sanatın engin denizinde yüzdürmek isterdim.

3-Bir gün boyunca aç kaldınız ( Ramazan'da olduğu gibi ) ilk ne yemek isterdiniz?
Önce su diyorum da başka bir şey demiyorum. Yemeğe gelince o günkü payımıza ne düşerse şükredip yerim.

4-Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz? 
 Küçük bir kıyı kasabasında yaşlı balıkçının teknesini yalar geçerdim.
5-Issız bir adada yanınıza alacağınız 3 kişi?
Bir eşim olsun iki çocuk da yeter ki bana
6-En çok görmek istediğiniz şehir veya ülke ? 
Türkiye'de en çok Mardin'i görmek isterim . Dünya'da artık imkanlar dahilinde her yeri görmek mümkün. Ben düşler ülkesinin güzelliklerini her zaman görmek isterim.
7-Asla giymem dediğiniz renk hangisidir? Neden?
 Beni tanıyanlar çok iyi bilir ki kahverengi asla ve asla giyemeyeceğim, başkalarına da hiç yakıştıramadığım ruhumu daraltan bir renk. Kahverengi en çok doğaya , kahveye ve çikolataya yakışıyor .
8- Bayramda ne yapacaksınız? 
Bu sene bayramda İzmir'de büyük abimlerde toplandık. İzmir'in , yeğenlerimin ailemle birlikte olmanın tadına varacağım .
9- Ölmeden önce yapılacaklar listesine ekleyeceğiniz 3 şey?
Son yıllarda uzun vadeli planlar yapmayı hiç sevmiyorum. Günlük ne yaşarsam kar sayıyorum. Her gün bir iyilikte bulunmak listemde daima var .
10-Bir uçurumun kenarındasınız tam atlayacaksınız O an aklınıza bir şey geldi o gelen şey nedir ?
 Şeytan yine soğuk şakalarından birini yapıyorsun , sana uymayacağım .
11-Yerde 50 TL bulsanız ne yaparsınız? 
  Yerde bırakmam alırım , gerçekten ihtiyacı olan birini bulup veririm ya da çocuklara bir şeyler alıp dağıtırım.
   Sorularımız bu kadar . Gelelim cevaplarını beklediğim dostlarıma

Bademle Buduk
Gooogoook
Kahve Yanı Kitap
Tarzım ve el emeği


15 Temmuz 2015 Çarşamba

Tirşe Rengi Umutlar


 Yolların tirşe rengi denizlere kavuşmak için acelesi var bugün.doğa anne paletinde yeşil ve sarı tonlarını kullanmış yamalı bohça misali .Noel babanın sarı saman hediye paketleri düşmüş tarlalar ,gelinciklerle süslenmiş. Küçük terk edilmiş kasabalar , nehir boyunca ilerleyen ağaçlar arasında kaybolmuş.yolların acelesi var bugün tirşe rengi denizlere kavuşmaya.benimse yeni bir umudum var her doğan güne dair , inadına sakin , inadına kararlı , inadına mutlu. 

14 Temmuz 2015 Salı

Umrumda Değilsin

Bugünlerde sıklıkla düşünüyorum da insan gerçekten insanlığından çok şeyler kaybetmiş. Dostum , canım dediklerimiz bile kendi dünyasına kapanmış, dostlar alışverişte görsün  tavrında iyi insanmış izlenimi yaratıp ,sıkışınca çareyi kaçmakta bulmuş. Markalı şeyler kullanmakla kendini adam yerine saydırmaya çalışmış, gece gündüz  duş almakla ruhundaki kirlerden arınamayacağını hala öğrenememiş. Mutsuzluğunun faturasını psikolojisi gereği savunma mekanizmasını devreye sokmuş ve başkalarına çıkartmış. Paranın kölesi olup kazanamadıkça  hırslanmış ,hırslanmış. Ya da sözde softa olup dini yönden dem vurmuş, oruç tutmayanların ,namaz kılmayanların , açık giyinenlerin zinhar cehennemlik olacağı fetvasında bulunmuş. Ama kalp kırmanın , ümit verip , söz verip yerine getirmemenin çok büyük  günah olacağını düşünmemiş ya da işine gelmemiş. Dilenciye para vererek iyilik yaptığını sanarak avunmuş.Egosunu rahatlatmış rahatlatmasına ama kendinden başkasını kandıramamış. Lafı inceden inceye karşısındakine giydirmiş, olmadı şaka yaptım deyip sıyrılmış. Daha olmadı herşeyle , herkesle dalga geçerek eksikliklerinin komplekslerinin hıncını almış. Çevremde böyle insanlar hep var , olacak da . Alıştım artık umrumda değil ,  nedense hiç etkilenmiyorum yaptıklarından . hatta hayatımdan çıktıkları için şükrediyorum. onları kendi hallerine bıraktım affettim de , acaba onlar her aynaya baktıklarında gördükleri yüzü affedebililecekler mi ?

12 Temmuz 2015 Pazar

Solgun Hayaller

IBedenim Gülhane Parkı'nda ,ruhumun seferi başka diyarlarda. Köhne bir ikindide durup kalmış zaman. Eski mi yeni mi bilinmezlikler içinde suyun serinliğinde yıkanıyor güneş. Gülhane  yeşil üstüne çiçekli bayramlık fistanını giymiş . Kalbim sükutun figanında ,idam fermanını okuyor  katli vaciptir nidalarında .Solgun hayaller tepeden tırnağa hazin .

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Sadece Gidiyorum


Yine yollardayım , hiç planlanmamış hazırlık bile yapılmadan öylece çıkılmış bir yolculuk . Kalbim sadece git diyor . Sesime kulak ver ve git . Düşünüyorum da her yolculuk kendimi bulmak için , yaşam yolunda atılan  ,küçük adımlardan bir tanesi oluyor. Sorgusuz sualsiz sadece gidiyorum.

3 Temmuz 2015 Cuma

Küçük mavi sevinç


Mainin  ruhum ve bedenimle bütünleştiği , huzurun sonsuzluğunda yol alıyoruz. Mavi örtü üstüne   Yeşil bir oya gibi işlenmiş berrak küçük koylarda dinginleşen düşüncelerim arınıyor. Yine lacivertin üstünde beyaz köpüklerle kucaklaşıyor küçük tekne.rüzgarın canı sıkılmış, yüzüme denizin tuzunu üflüyor. Küçük balık sürülerinin dansında takılı kalıyor  gözlerim. Bir tek sen misin  diyorum ,telaşında dünyanın ? Bir martı geçiyor beyaz bulutların gölgesinden süzülüyor maviliğe , ağzında oynaşan balıkla . Zamanı durduran hızıyla ilerleyen kaplumbağaya inat alel acele uçuyor.Yelkenleri rüzgarın sesinde ritm tutan teknenin gövdesi mavi serinlikten ürperircesine   güneşin   peritozu serpiştirilmiş ışıltılı dalgaların koynunda bir dalıp bir çıkıyor. Yüreğimin kıpırtısı yaşlı balıkçının oltasına takılmış gümüş rengi balık olmuş. Ben mavi olmuşum mavi ben , tepeden tırnağa mavi sevinçler açmış gün batımında huzurun limanına demir atarken ruhumun suskunluğuna inat.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Ben Nerdeyim ?

Evet nerde kalmıştık , dostlar. Gece yolculuklarının bana  uyku,yorgunluk ve hatta perişanlık olarak geri döndüğünü düşünürsek ,iki gündür yayın yapamamın sebebi de anlaşılır. Bazılarınız büyük bir merakla nerede olduğumu soruyorlar.Bu seferki iniş rotam Fethiye'yidi. Ordan Dalaman'a geçiş .bol hareketli geçen iki gün ve ben yorgunluk ve uykusuzluktan perişan.Bakıyorum da kaydadeğer fotograf bile çekmemişim. Bugün daha zindeyim, yeni yazılarımda bahsedeceğim güzel şeyler var.


Öne Çıkan Yayın

Selam Dostlarım. Epeydir Kahveli Söyleşilere yer vermiyordum. Bildiğiniz gibi bu başlık altında çocukluğumun en güzel anılarını sizlerle...