Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GİZLİ BAHÇE

Resim
Merhaba blog dostlarım. Yoğun geçen, kitaplarla bol bol  haşır neşir olduğum , nisan ayı da biterken okuduğum ve etkisinden kurtulamadığım büyülü bir kitabı sizinle paylaşmadan olmazdı. 
Kitabın adı : GİZLİ BAHÇE  Yazarı : Frances Hodgson Burnett Bir çocuk klasiği olmasına rağmen her yaştan insanın okuması gerektiğine inandığım bu kitapta, ruhumuzun gizli bahçelerine açılan kapıların ardında yeşeren umut çiçeklerinizi bulacaksınız.  Yüzlerce kilitli odası olan  bir malikane, geceleri duyulan esrarengiz sesler ve anahtarı toprağa gömülmüş gizli bir bahçeyle birlikte kendini de keşfe çıkan küçük bir kızın umutlarla örülü hikayesi. Kitabı iki günde soluksuz okudum. Bahçede bahsedilen çiçekleri , kızılgerdanı gözümde canlandırabilmek için sürekli interneti kullandım. Çiçeklerin büyülü renklerinde bir kere daha kayboldum.  Kurumaya yüz tutmuş hayatların gizli  bahçeyle birlikte yeniden yeşermesine tanık olmak ister misiniz ?

HAFTANIN BLOĞU : İstanbul Hanımefendisi

Resim
Muntazır teşrifine hazır kayık
İnce yaşmakla bu cuma seyre çık
Penbe mantinden ferace pek de şık
İnce yaşmakla bu cuma seyre çık Şimdi diyeceksiniz Tigris nerden çıktı bu şarkı. Bu haftaki konuğum  İstanbul'un güzide semtlerinin birinde dünyaya merhaba demiş. Ona bir İstanbul şarkısı armağan ettim. Her ne kadar şarkı Cuma günü dese de ben salı gününde ısrarlıyım. Bugün salı fağfuri fincanda kahveni hazırla sevgili İstanbul Hanımefendisi Güllü lokumları da unutma , misafirlerin geliyor. İstanbul aşığı sevgili dostumuzun bloğunda neler yok ki , yengeç bacağından aşureye,nefis pastalardan, alışverişe ve daha daha nelere.  Osman Hamdi ile Hoşgeldiniz diyen bir güzelliği anlatmak için kelimelerim yetmez ki. En iyisi bloğuna gidin ve ne dediğimi daha iyi anlayın. 
 "Haftanın  bloğu seçilen arkadaşımız, kendi bloğunda gelen ziyaretçiler için "hoşgeldiniz " temalı bir yayın hazırlaryacaktır. Gelen misafirlerinin yorumlarını bu yayın altında toplamak adına"

Nostaljik Pazartesi: 19 Çok Cahilsiniz

Resim
Zaman zaman çevremdeki insanları gözlemliyorum ve öyle konuşmalara şahit oluyorum ki ağzım açık kalıyor. Cahilliğin zirvesine oturmuş ve oradan inmeye de hiç niyeti olmayan kurnazlığı zekilik sanan ,bu insancıkların eğitim düzeyleriyle paralellik gösteren cümleleri , bulundukları durumun tehlikesini bir kez daha gözler önüne seriyor. Çoğunluğu ilkokul mezunu olmasına karşın lise ve açıköğretim fakültesi mezunu olanları da azımsanmayacak  kadar çoktur .Bazen laf olsun  diye ortaya atılan bir konu hakkında duydukları yalan yanlış bilgilerle mışlı mişli cümleler kurarak herşeyi o biliyormuş edasında sizi küçümser bakışlarla, çok bilmişliğini cahil cesaretinden güç alarak saatlerce savunabilecek güçtedir.Sorduğunuz soruya verecek yeterli sözü bulamayınca hakaret boyutunda sözlü saldırıya geçer , küfreder ya da sizinle alay etmeye başlar olmadı fiziksel şiddete başvurur. Hayatta elle tutulur bir özelliği olmadığı için egosunu şişirdikçe şişirir. Kendini övdükçe över. Menfaatle beslenirler…

Çocuk Bayramı

Resim
Dünyada bir başka örneği olmayan Çocuk Bayramımız var bizim. Coşkumuz her geçen gün artarak çoğalsın, güneş her sabah yeni umutlarla doğsun. Her şeye her kötülüğe inat 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Sevgiyle

2. Kütüphanem

Resim
Merhaba güzel insanların  toplandığı blog dünyasının siz sevgili dostları
 Bir önceki yazımda bir sürprizden bahsetmiştim. Evet işte o an geldi, açıklıyorummmmm.
Bilecik ili Yenipazar ilçesi Kınık köyü'nde artık adımın yaşatıldığı  nur topu gibi ikinci kütüphanem
bu gün itibariyle doğdu. Umarım çok uzun yıllar minik yüreklerin ufuklarını açmada yol göstericisi olur.Çok sevinçliyim. 2006 yılında Eskişehir'de  adıma açılan ilk kütüphane ve on yıl aradan sonra ikinci kütüphanemin olacağı hiç aklıma gelmezdi.
Eski yazılarımın birisinde Eskişehir'in önemli isimlerinden Nejat İşcan Hocam'dan bahsetmiştim.Tık tık . Hocamla uzun yıllar süren dostluğumuz neticesinde bana layık gördüğü ikinci bir kütüphanede ismimin yaşatılması fikri, beni tarif edilemez mutluluklara sevk etti. Hele de 23 Nisan Çocuk Bayramı öncesinde çocuklara verilebilecek  bundan güzel başka hediye olamazdı.
 Eskişehir dışında bir köy okulunda kütüphane düzenlemek ve kitaba susamış çocuklara hizmet edeceğim…

Mavi bir özleyiş

Resim
20 Nisan 2016 bol sürprizli gün olarak, hayat güncemdeki yerini almak için çok çalışıp çabalamış.
 Sabah aldığım özleyiş hasret dolu mavi zarf ve  sonrasında aldığım güzel haber, yoğun duygular yaşadığım bir güne imzasını attı.
 Güne dair ilk olarak mavi zarftan bahsetmek istiyorum. Diğer haberi Cuma günü detaylı bir şekilde aktaracağım. Bana olduğu gibi size de sürpriz olsun iki güncük bekleyin dostlarım.
Gelelim zarfa. Hani Kestane fiyonk bir etkinlik başlatmıştı ve onunla ilk mektuplaşmayı gerçekleştirmiştik ya, ikinci mektubum da canım Ece Ablam'dan bugün itibariyle elime ulaştı. Nasıl mutlu oldum, nasıl duygulandım anlatamam. Bazı yüreklerle yüzyüze tanışmaya gerek yok ruhlarımız çok önceden  tanışmış ve birbirini sevmişler diye düşünüyorum. O nasıl güzel kelimelerdir o nasıl duygu selidir. Beni alıp götürdü. Uzun uzun akmış kelimeler  sevgi dolu güzel yürekten.
Tıpkı eski günlerden kalma bir mektup olmuş, kağıdı sararmış tarihi de 30 yıl öncesinde olsa o günleri ancak bu ka…

HAFTANIN BLOĞU: Engin Ergin

Resim
Bu haftaki misafirimi kimler tanıyor parmak kaldırsın. Tanımayanlara söyleyeceğim tek söz, inanılmaz keyifli yazılardan kendinizi mahrum etmeyin. Genç yaşın , genç dimağın kelimelere nasıl dans ettirdiğine tanık olmak ister misiniz? Daha adımınızı atar atmaz sizi sıcacık bir merhabayla karşılayan, misafir yine beklerim renkli günler dilekleriyle uğurlayan naifliğin bir insana ancak bu kadar yakışabileceği sevgili  Engin Ergin 'i tanımaya ne dersiniz? Tanrı'nın torpil geçtiği toprakların güzel insanı kendini şöyle tanımlamış "Biraz ben...Muğla'da doğdum, Muğla'da büyüdüm, Ankara'da büyümeye devam ettim, şu sıra yine Muğla'dayım... Ankara'da üniversite mezunu oldum, verdikleri diplomada "Güzel Sanatlar Fakültesi"nden geçtiğim yazıyor, bir de "İçmimarlık ve Çevre Tasarımı" adında bir bölüm de o "değerli kâğıt"ta yer alıyor... Konuşmaktan haz duyuyorum, konuşamadığım zamanlarda daha çok yazıyorum. Fotoğraf çekmekten de haz duyuy…

Nostaljik Pazartesi: 18 Pardon parfümünüzün adı nedir?

Resim
Parfüm , Latince kokulu duman "perfumum" kelimesinden gelmektedir .tarihi Mısırlılara kadar uzanan ,önceleri ölüler için sonrasında kötü kokuları bastırmak için kulanılır olmuştur.Fransa parfümün merkezi olunca koku endüstrisi büyük gelişme yaşamış , en az parfüm kadar şişeleri de özel olmuştur.günümüzde Parfüm  adeta kişiliğimizin imzası haline gelmiştir.
 Parfümlere olan düşkünlüğüm , güzel kokmanın  insanlar üzerinde olumlu etkiler , enerjiler bırakmasından geliyor. Parfümlerimi o günkü ruh halime, mevsime , gece ya da günlük kullanıma göre belirlerim.  Herhangi bir olumsuz anı çağrıştıran kokuyu çok beğensem de bir daha asla kullanamam.yolda bazen önümün kesilip "pardon parfümünüzün adı nedir ?"sorusuyla sıkça karşılaşıyorum.Her tenin kokuyu yayma şekli başkadır. Çok beğendiğim , ancak denediğimde kendimin bile tahammül edemeyeceği kokular  olabiliyor. Parfüm seçerken ,eğer imkanım varsa önce denerim , ve ertesi gün alıp almayacağıma karar veririm . Koku seçim…

Yoğurdum Var

Resim
Yoğurdum var yeşil meşil çanakta
Benleri var ak gerdanda yanakta
Benim yarim şu karşıki konakta

Beri gel a yarim gel beri ben adam yemem
Ellerin yarine ben yarim demem

Yoğurdun üstünde bal eylenir mi
Çirkinin yanında can eylenir mi
Güzeli görünce sabr'eylenir mi

Beri gel a yarim gel beri ben adam yemem
Ellerin yarine ben yarim demem
Bu güzel Eskişehir türküsünü ne zaman duysam, yoğurt yemek isterim. Bugün radyoda tesadüfen dinleyince , yoğurtla olan dostluğumuzu kaleme almak istedim  Oldum olası bayılırım, Türkler'in bulduğuna inanılan kadim yiyeceğimiz yoğurda. Sahi ilk maya nasıl bulundu, kimin aklıma geldi? İçinde binbir şifa saklı yoğurt,hele de ev yoğurduysa , vazgeçilmezimdir.
Sütle ne kadar yollarımız kesişmiyorsa, bir o kadar yoğurdu evden eksik etmem. Eskiden her mahallenin sütçüsü vardı, haftada bir, iki kere koca koca tencerelerde yoğurt mayalanırdı.Süt önce dibi suyla çalkalanmış yayvan tencereye dökülür, kevgirle savura savura pişirilir. Böylece sütün üstünün iki parmak kaym…

Haftanın Bloğu: Kestane Fiyonk

Resim
12 Nisan 2016 ve günlerden salı. Ve ve veee haftanın bloğunu ünlüyorum. ( bizim yörede seslenmeye ünlemek denir.) Ünlüyorum , ünlüyorum bakalım beni duyuyor mu?
Bir kestane varmış,bir fiyonk yokmuş. Huuuuu duyuyor musun beni? Bursa'nın güzellerinden,mektuplaşma etkinliğinin fikir annesi sevgili mektup arkadaşım, haftanın ritmini birbirinden güzel şarkılarda bize sunan, bu sıralar ex'lerle sıkıntısı olan, salıyı sallayan blogların ev sahibesi sevgili Kestane Fiyonk   Bu haftanın misafiri.  Sesime gel, mektubunla gel, bana gel . Biz de sana gelelim ama .  Bol köpüklü kahven ve yanında kestane şekerin olsun. Sohbetin dibine dibine vuralım.
Seni duymayan tanımayan kalmasın.

 "Haftanın  bloğu seçilen arkadaşımız, kendi bloğunda gelen ziyaretçiler için "hoşgeldiniz " temalı bir yayın hazırlaryacaktır. Gelen misafirlerinin yorumlarını bu yayın altında toplamak adına"

Nostaljik Pazartesi:17 Bahar mı gelmiş ne?

Resim
Son günlerde güneşin ışıltılı yüzü bir görünüp bir kaybolsa da ; ağaçlar gelinliklerini giymişse , çimenler sarı benekli  elbiseleriyle sizi selamlıyorsa , karıncalar , arılar , kelebekler de uzun uykularından uyanmışsa ,  bulutlar sevinç göz yaşlarını çok sık döküyorsa ,bahar gelmiş mi ne ? Gelmiş gelmiş. Bu sabah farkettim ki ağaçların yaprakları görünmeye başlamış , karıncalar yolumda askerler gibi dizilip beni uğurluyorlardı.yan bahçenin çimenlerinin arasından çiçekler nasıl da güzel açmışlar.küçük bir patikada yürüyormuşum hissini veren , her gün gidip geldiğim yol ,diğer mevsimlerde olduğu gibi bugünlerde baharın müjdesini veriyor bana .Eee artık Nisan Ayına girdik. Uzun bir kıştan sonra bahar bana çok iyi geldi .Gerçi Nisan ayları yoğun tempolu olur bende hep. Olsun kimin umrunda . Bayramlar törenler nasılsa yapılacak. Ama bu bahar başka bir güzel .

Su....

Resim
Şimdilerde düşünüyorum da eskiden herşeyin bir adabı vardı.   Ya da bir ritüel haline gelmiş geleneklerimiz ve göreneklerimizle yaşıyorduk. Sahi ne oldu onlara?  Tıpkı masamda , eskinin izlerini taşımaktan öteye gidemeyen, kimbilir kimlerin içini serinletip ferahlatan mahzun duruşlu bu sürahi, bardak ve bardak tabağı gibi süs olmaya mahkum mu kaldılar?    Ya da ,çeyizin olmazsa olmazı ,misafirler için alınıp vitrinde yıllarca tozlanmaktan başka işe yaramayan diğer arkadaşları gibi , bir türlü gelmek bilmeyen o misafirleri kimbilir kaç yıldır beklemektedirler?  Su demişken, su içmenin de, su ikram etmenin bir adabı  bir ritüeli vardı.   Hele de su isteyen bir misafirse, ya da ailenin büyüğü ise. Suyu ikram eden daha bir özen gösterirdi.    Evin yetişmiş kızı , ya da genç hanımı bu işi üstlenirdi.    Misafirin " Kızım ölmüşlerinin canı için bir bardak su verir misin " sözleri üzerine, evin kızı masadaki billur gibi parlayan kesme bardağın üstündeki örtüyü kaldırır, sürahinin kapağın…

Hoşluklar getirdiniz

Resim
Merhaba güzel dostlarım.
Ne güzel bir gün ve ne güzel bir hafta.
Bugün Sevgili Uğurum, hala bilmeyen varsa söyleyeyim  Sevgili Nahide Zerayak beni haftanın  bloğu olmaya layık görmüş. RENKLİ PASTA SEPETİ Nasıl mutlu oldum anlatamam.  Bende çok özel yere sahip olan sevgili uğurumu da ziyaret etmeyi unutmayın. Hala tanımayanlar varsa büyük bir kayıptır , bilginize. Blog dünyasının ilk kapılarını bana aralayan ve gerçekten bana çok uğurlu gelen sevgili Nahide hanım sizi çok seviyorum. Hoşgeldiniz yazısı ile sizleri karşılamak istedim . Hepiniz hafta boyunca kahveler eşliğinde ,hoş sohbetlerinizle arkadaşlık ederseniz beni çok mutlu edersiniz. Sevgiyle

HAFTANIN BLOĞU: KAHVE YANI

Resim
Bir haftayı daha devirdik , Salı geldi çattı. Salı demek haftalık misafir demek. Evi sildim, süpürdüm. Yemekleri yaptım. Çarşafları değiştirdim. Misafirime hazırım. Uzun yollardan, piramitlerden gelecek Süt banyosunu da hazır ettim.
  Gelelim bu haftaki konuğumun kim olduğuna .Mısır desem , sfenks , kleopatra desem, güzellik desem, makyaj desem, kitaplar ve  yanında da kahve desem kim gelir aklınıza? Kendini Mısır sfenkslerine benzeten bu güzel kim acaba ?   Bilenlere benden kucak dolusu sevgiler, tanımayan bilmeyenler de doğru tanışmaya. Onun bir değil iki bloğu var. İkisine de var mısınız baskın yapmaya ?

KAHVE YANI KİTAP ve KAHVE YANI MAKYAJ

" Haftanın  bloğu seçilen arkadaşımız, kendi bloğunda gelen ziyaretçiler için "hoşgeldiniz " temalı bir yayın hazırlaryacaktır. Gelen misafirlerinin yorumlarını bu yayın altında toplamak adına " 

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Resim
Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz…

Nostaljik Pazartesi:16 Şükretmek

Resim
Aldığım her nefes, Bir şükrediştir Yaradan'a....              Tigris Ne zaman doğa ile buluşsam , sonsuz mavi kubbenin altındaki mucizeyle  başbaşa kalırım .Sükut içinde doğanın yaşam sesine kulak veririm.Kırların bahar yeşili tonu üzerine rengarenk çiçekli basma elbiseleri üzerinde huzurun doruğuna varırım .O an kelebeklerin çiçeklerle dansı içimdeki kelebeklerle yarışa girer.Gözüme takılan karıncaların  telaşında insanları görürüm , sonsuz boşlukta ne kadar da küçük ve değersiz olduğumuzu hatırlarım .Kuşların en doğal makamdan  okudukları hiç duyulmamış güzellikteki şarkılarında hüznü , sevinci hissederim .Yeni tomurcuklanmış kuru dalların arasından yakıcı sarı top burdayım diye alnıma dokunur.Başımı çeviririm maviliğe . Açarım ellerimi binlerce kez mucizenin sahibine şükrederim , aklımın eremeyeceği  sırlarla dolu yarattıklarına ve her bir güzellikte  O'nu hatırladığıma .

Şaka şaka

Resim
-Biri gelmiş a dostlar. -Kim kim ?  -Kim olacak Nisanınnnnnnn biriiiii.      Şaka mı dediniz? Tutmayın o zaman beni.Telefon numaramı  bilmeyen  ve tongaya düşen kaç şakazedem var. Genellikle  şaka bellidir . Bir banka çalışanıymışım ararım maaşlarında yanlışlık olduğunu söylerim .İkiyüz küsür lira borçlandıklarını belirtirim . Rakama dikkat ikiyüz küsür lira ha ha ha . İşin içinde para borç olunca küsürün bile farkına varmadan telaşa kapılır karşı taraf. Haklarında icra takibi başlatacağımızı da eklerim . Ondan sonra seyreyleyin gümbürtüyü. Okul memurunu, müdürü, müdür yardımcısını sıradan ararlar. Şakanın tadını kaçırmadan arkadaşı tekrar arar asıl meramımı söylerim.    Arada bir böyle hoşluklar hepimizi canlandırıyor. Günün hatta haftanın gündemi oluyor.    Bugün de Nisan 1 ya Tigris yine rahat durmadı. Okulun bütün temizlik personelini  bulunduğu binaya topladı. Okulu su bastı niye bakmıyorsunuz diye veryansın etti. Koşarak gelenler, ellerinde kovalar süpürgeler. Tabii yukarı çıkan bak…