Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Takım Arkadaşlarım

Resim
Eylül 2015'te başladığımız yoğun tempolu    Yolculuğumuza bugün itibariyle mola verdik.
Hani derler ya acısıyla tatlısıyla bir yıl geçirdik.  Yeni minik meleklerimizle birlikte biz de büyüdük. Küçücük yüreklere kocaman dünyaları sığdırdık. 15 gün önce güzel duygularla uğurladık çocukları.  Ama bizlerin çalışma temposu hız kesmeden devam etti. Eğitimin bir ekip işi olduğuna inanıyorum . Öğretmen, çocuk ve aile işbirliği kadar takım arkadaşlığı da başarılı olmak için gerekli. Bir okulu okul yapan   gerek okul müdürü, gerek öğretmenler ve gerekse hizmet elemanlarının uyumlu çalışmasının sonucudur. Kendimi bu konuda çok şanslı hissediyorum .  Biliyorum ki en az benim kadar duyarlı takım arkadaşlarına sahibim. İnanıyorum ki daha nice yıllar çalışma aşkıyla çarpacak yüreklerimiz . Sevgiyle Not:  Bu birbirinden güzel yürekli öğretmenler bir maşallahı hakediyorlar .
Kızlar sizi özleyeceğim .

Nostaljik Pazartesi:28 Puzzle Tutkusu

Resim
2002 yılından beri puzzle 'larla olan dostluğum gün geçtikçe arttı.Otuzdan fazla büyüklü küçüklü tablom  bir tane de puzzle saatim oldu.1500'lük parçayla hiçbir bilgim olmadan  işe başladığımda geceli gündüzlü 15 günde tabloyu tamamladım. Sonrasında tercihim daha az sayıda parçalar oldu. Artık hobi halini alan , evimde zaman zaman değiştirerek asıp, bakmaktan keyif aldığım küçük renkli parçalar gerek yapımı gerekse sonrasında benim için ayrı bir mutluluk kaynağı. Başlarken tek tek pirinç ayıklar gibi aynı renklerdeki parçaları ayırmak, sonrasında bir araya getirmek, önce kenarlardan başlayıp ,ortaya doğru ilerlemek, yanlış bir parçayı yanlış yerde birleştirdiğimde kendime gülmek. Puzzle'ı  tamamlayıp çerçevelettirmeye götürdüğümde rengine , dokusuna uygun çerçeve seçmek, keyifli bir uğraş. Yeğenlerime  yaptıklarım haricinde , puzzle'ları kimseye hediye etmedim. Bu zamana kadar beni en zorlayan  ,halen yapmakta olduğum çok küçük parçalı puzzle oldu. Hali hazırda 2 tane…

Güle Naz

Resim
Gülün seyri değil midir ki
insanın seyri ,  bir göz açıp kapayana kadar....
                   Tigris

Hal-i Pür Melalim

Resim
Selam Blog dostlarım.
Ramazan bir yandan, sıcaklar bir yandan bloglardaki yayınlarda ciddi oranda azalma var.  Tigris millete diyorsun da sen de son günlerde sıcağın rehavetiyle bloğundaki yayınlarını aksat mıyor musun sanki? Tigris, bu aralar yoğun tempoda. Babası yeni bir kitap çıkardı onun telaşı ve heyecanı içinde . Ha bir de #PinarLabneli
sayesinde Sahrap Soysal'ın kitabını kazandı. Sonracıma okulda seminer çalışmaları devam ediyor. Okullar tatil olmuş olabilir.  Öğrencilerden beter konu hazırlayıp, dersimize çalışıp, sunum yapıyoruz. Of ki ne of .Milletin tatilimizle kafayı bozmasına ben de çok bozuluyorum. Onların sandığı gibi öğretmenler üç ay tatil yapmıyorlar. 1 temmuz- 1 eylül arası tatilimiz.
Haftasonu gelincik toplama fırsatım oldu ben de sonund gelincik şerbetini yaptım. Bir de reyhan şerbeti. Mis gibi oldu. Kahveye gelin de size de ikram edeyim. Ha bir de çiçekleim açmaya başladı. Her sabah yeni bir tanesinin açması nasıl da mutlu ediyor beni.  Bugünlerde kısaca b…

Nostaljik Pazartesi: 27 Ey EGO

Resim
İşe giderken  dolmuş kullanıyorum . Genellikle aynı saatlerde minibüse bindiğim için bizden mezun olmuş ortaokula giden öğrencilerimle karşılaşırım . Onca yorgunluklarına ve kitaplarla dolu çantalarına rağmen hemen ayağa kalkarlar yer vermek için yarışırlar . Bense her seferinde üzülürüm ama aynı zamanda gurur duyarım . Gençleri bilirsiniz kendi aralarında konuşup şakalaşmayı severler. Ama kimseye zararları olmadan kendi aralarında eğlenirler. Ben de onları gözlemlerim .Dün yine öğrencilerimle birlikte  çok kalabalık minibüste yol alıyorduk.Arkadan bir ses yükseldi. Burada öğretmeni görmüyorsunuz , ne biçim çocuklardınız diye söylenmeye başladı. Ben gayri ihtiyarı üzerime alındım. Beni tanıyan biri ayaktayım diye çocuklara kızıyor sandım . Ses devam etti . Ben bilmem şu okulda öğretmenim  , öğretmeni tanımıyorsunuz , çocuklara olanca gücüyle kızmaya devam ediyordu.İşin ilginci kızdığı çocuklardan oturan yoktu ki . Kimmiş  bu öğretmen diye arkamı döndüğümde , üstü başı özensiz saç baş…

MİM : Çocukken etkilendiğim hikaye ve masallar.

Resim
Canım Didemika ' nın mim yazısını keyifle okurken bir de ne göreyim liste başında adım var , yazacağım hikayeler de dört gözle bekleniyormuş. Hemen işi gücü bıraktım uzandım yatağa başladım yazmaya. Bakalım neler dökülecek yüreğimden.
  Bir önceki yazımda (Şamdan ) çocukluğumda elektrikler kesilince babamın bize masal anlattığını söylemiştim. Zifiri karanlıkta masallar ülkesine doğru çıktığım yolda, mumun cılız ışığı aydınlatırdı hayalimdeki güzellikleri.
 Babamın anlattığı masalla içinde en çok "Gırnav Bey" i severdim. Mim görevini görünce nasıl da heyecanlandım, hemen babama koşup Gırnav Bey'i bir kere daha anlattırdım. Bu kez defterime de yazdım aklıma da. Masal orijinal olsun diye babamın ağzından yazmayı istedim.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde deve tellal , pire berber iken ,ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken ,annem düştü eşikten ,babam düştü eşekten ,ben de düştüm beşikten. 
 Bir varmış bir yokmuş, bir tilki ve üç yavrusu varmış. Ana tilki…

Şamdan

Resim
Şamdan denilince sizin aklınıza ne gelir bilmem ama benim için şamdan, çocukluğumun masallarına doğru çıktığım yolculuk anlamına gelir. Yetmişlerin ucundan yakalayıp, seksenlerde de aklı eren bir çocuk olan bendeniz, seksen sonrasını ve bu yüzden ülkenin düştüğü sıkıntılı günleri yaşamış bir çocuktum.  İnsanların benzin, şeker, yağ kuyruklarında bekledikleri günlerde elektrikler de pek sık kesilirdi. Gündüz bakkaldan alınan beyaz mum evde hazır bekletilirdi. Bilinirdi ki hiç umulmadık anda kesilecektir o elektrik. Bu pirinç şamdan kaç tane beyaz muma ayaklık etti sorsanız o da sayısını unutmuştur.  Ülkenin sıkıntılı günlerinin tek eğlencesi devletin tek kanallı televizyonuydu. Elektrikler kesilince onun da sesi soluğu kesilir ve  her yer  zifiri karanlığa bürünürdü.   El yordamıyla bulunan şamdan, yanındaki kibritle beyaz mum yakılır, heyecanla masanın etrafına toplanırdık. Çünkü babam bize masal anlatırdı, mumun ışığında anlattığı masallardaki kahramanlar daha da bir büyürdü gözümde. Cı…

Labneli Çılbır

Resim
Selam Dostlar, Ramazan geldi geleli yayınlarınızda azalma olduğunu görüyorum. Hatta kayıplara karışanlar var. Nerelerdesiniz? Buradaki dostlarınızı unutmayın ama.
Epeydir yemek tarifi vermemiştim .  Geçenlerde yaptığım çok pratik ve bir o kadar da leziz, sağlıklı bir yemeği görücüye çıkarıyorum. Beğenenler yapmamazlık etmesinler.  Çılbırı bilmeyen yoktur sanırım. Kaynayan suya yumurta kırılarak yapılan bir yemektir. Ben onu haşlanmış yumurtayla yapıyorum çok da güzel oluyor. Gelelim nasıl yaptığıma: 
Malzemeler 4 yumurta 4  yemek kaşığı yoğurt 3 diş sarımsak Yarım pk pınar labne (100gr) 1 yemek kaşığı tereyağ Tuz, pulbiber, nane , kekik
Yapılışı Yumurtalar kayısı kıvamında haşlanır. Soğuyunca yuvarlak şekilde doğranır ve çukur bir tabağa dizilir. Yoğurt, labne peynir, dövülmüş sarımsak karıştırılarak yumurtaların üzerine dökülür. Tereyağı kızdırılarak, pulbiber eklenerek  yoğurdun üzerine gezdirilir. Nane ve kekikle süslenerek servis yapılır. 
Not: Tarif iki kişiliktir.

Piraye

Resim
Yaşamak : ümitli bir iştir, sevgilim,
yaşamak : seni sevmek gibi ciddî bir iştir...                                                      Nazım Hikmet
Epeydir kitaplarla aramdan kara kedi geçmişti. Taa ki Piraye'ye ulaşıncaya kadar o koca kitap iki günde soluksuz okundu da Tigris "ben nerdeyim, rüya mı gerçek miydi ?"demeye bile başladı.
 Canan Tan'ın 2009'da, akıcı bir dille kaleme aldığı kitabının baş kahramanı Piraye, edebiyat sever diş hekimi bir babanın küçük kızıdır. Nazım aşkı büyük kızına Hatice küçük kızına da Piraye ismini vermesiyle pekişir. Piraye'nin de kendisi gibi diş hekimi olmasını istemektedir. Fakat Piraye'nin gönlünde tiyatro ve şiir aşkı ağır basmaktadır.    Hayallerinin peşinde ordan oraya sürüklenen , diş hekimliğini  bitirip sonunda Diyarbakır'da , farklı bir kültürde , Dicle ismini verdiği kızıyla verdiği yaşam mücadelesini konu alan harika bir kitap.  Kimler okudu bu kitabı yoklama yapıyorum. Okuyanlar parmak kaldırsın. Okumayan…

Nostaljik Pazartesi: 26 Hakkımda Bilmediğiniz 11 şey

Resim
Geçen seneki mim etkinliğini yeniden gündeme getirmek istedim. Ben soruları cevapladım sıra sizde
Sevgili blog dostlarım , yine keyifli bir mim etkinliğinde değerli dostum ve aynı zamanda bana çok uğurlu gelen sevgili Nahide Zerayak beni mimlemiş. O ister de ben hiç cevaplamaz mıyım ?
Hakkımda Bilmediğiniz 11 şey neymiş bakalım ?
1- Elinizde sihirli bir değneğiniz olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
Ah nerde o değnek , bir elime geçirsem bakın bakalım dünya tersine döner mi dönmez mi? Bütün kötülere dokunup sevgi ile cezalandırırdım. İnsanların çocukların gözünden dünyaya bakmaları için değneğimi şöyle bir sallardım. Saf ve temiz duygulu insanlar olmalarını sağlardım.

2- Mesleğinizi değiştirseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz Veya ne olmak isterdiniz? 
  Mesleğime aşık bir olarak kolay kolay değiştirmek istemem ancak bütün hayalim edebiyat üzerine olduğu için köklü bir lisede edebiyat öğretmeni olup öğrencilerimi edebi sanatın engin denizinde yüzdürmek isterdim.

3-Bir gün b…

Duyarlı Dostlarım

Resim
Merhaba blog dünyasının güzel insanları, bir kaç gündür yazamadım. Malumunuz Cafe'de misafirim var. Ece Ablamız misafir yazar yazar olarak beni onurlandırdı. Hala  onu tanımayanlar mı var yoksa ?  Durun durun linkini  veriyorum hemen Ece Evren
 Evde de misafirimiz var. Küçük yumurcak (ailenin en küçük bireyi) Çanakkale'den gelmiş hoşgelmiş sefalar getirmiş. Epeydir görüşemiyorduk. Boyu uzamış daha bir tatlı olmuş. Eee onunla ilgilenmekten buraya sıra gelmedi.
 Bugünkü asıl söylemek isteyip de bir türlü fırsatını bulamadığım habere gelecek olursak; hani 22 Nisanda Bilecik Kınık'ta bir kütüphane açmıştım ve bu güzel haberi de siz dostlarımla paylaşmıştım. Sizler de bu konuya gerekli duyarlılığı göstermişsiniz ve Kitap kampanyası destek olmuşsunuz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim . Dostlarımın kitapları köye ulaşmış. Kitap kampanyamız hala devam ediyor.

Öncelikle sevgili Zülal Garipkuş kitapları ulaştırdı. Sonrasında sevgili Nahide Zerayak göndermiş. Daha sonra sevgili H…

Cafe Tigris Yenilendi

Resim
Selam dostlarım,
Dikkat ettiyseniz bloğumda bir haftadır hummalı bir çalışma vardı. Haziran ayıyla birlikte yeni çehresine kavuştu. Nasıl olmuş Cafemiz?
Bunu tabiki ben yapmadım. İşin teknik kısımları hakkında fazla bilgim yoktu. O yüzden basit bir tema ile idare ediyordum. Hatta zaman zaman sizlerden de düzenlemeyle ilgili tavsiyeler alıyordum. Ama nasıl yapacağımı da kara kara düşünüyordum.
Geçen haftaki yayınlarımdan birindeki bir yorum beni öyle çok mutlu etti ki bunu anlatmak için kelimelerim yetersiz gelir sanırım.
 İçten bir "Ablacım" nidasıyla başlayan yorum, bloğumun tema değişikliği için yardımda bulunacağını o kadar mütevazi bir şekilde dile getiren ve canı gönülden isteyen, harika bir yürekle karşı karşıya olduğumu hissettim.
 Kendi içinden gelerek bana yardımda bulunmak için çabalayan bu güzel yüreğin kime ait olduğunu merak ediyorsunuz biliyorum. , Blog Yazarki bloğunun sahibi sevgili Tufan Kardeşim. Yorumlarından ve yayınlarından da anlaşılacağı gibi bloggerl…

Nostaljik Pazartesi:25 Gelin Cuması

Resim
Daha önceki yazılarımda yaşlı insanlarla sohbet etmeyi çok sevdiğimi belirtmiştim. Zamanında benim oturduğum apartmanın yerinde iki katlı ahşap eve gelin gelen bu yüzden beni daha başka seven Nuran Teyze ( komşucuğum) bugün beni çaya davet etti. Eski yaşamlara ilgim olduğundan hep eskilerden anlattık durduk. Çocukluğumun ucundan da olsa yakaladığım bazı gelenekleri anlattıkça hem çok şaşırdı, hem de o da yaşadıklarını benimle paylaştı. Anne tarafım Trabzon'lu olduğu için çocukluğumun yaz ve kış tatilleri hep Trabzon'da anneannemim üç katlı ahşap evinde geçmiştir. Bugün geleneklerden bahsederken çocukluğumda Trabzon'da yaşadığım bir gelenekten bahsettim. Hafızamda öyle bir yer etmiş ki sanki dünmüş gibi gözümün önünde canlanıverdi yaşadığım o güzel anı. Anneannemler iki katlı ahşap evlerden oluşan ve Trabzon'un köklü ailelerinin bulunduğu bir mahallede yaşıyorlardı. Evimizin karşısında bulunan hatta benim annemin kına gecesinin de bahçesinde olduğunu sonradan öğrendiğ…

Şerbet İçelim mi ?

Resim
Her sene bu zamanlar yol kenarlarında açan üç beş gelincik gördüm mü aklıma şerbetler gelir. 
  Annemin çeyizinin önemli  parçalarından biri olan bu şerbet takımı bir zamanlar evin baş konuklarının hizmetinde kullanılırdı. Ben de zaman zaman yaptığım şerbetleri bu bardaklarda ikram etmeyi seviyorum.    Kimbilir bir gün misafirim olrsunuz da size de iktam ederim billur bardaklarda buz gibi bir şerbet.
Çok eskilere dayanan şerbet kültürümüz, şimdilerde içinde ne olduğu belirsiz boyalı şekerli suların plastik şişelerde, karşımıza şerbet diye çıkması canımı acıtıyor.    Eskiden billur bardaklarda, gümüş taslarda  ikram edilen, önemli günlerimizin gerçek meyve özü ve çiçek özlerinden yapılan içeceğimizin düştüğü duruma ne demeli a dostlar?   Serinleten ferahlatan anlamına gelen şerbet, yaz günlerinde olduğu kadar, kız istemede,nişan töreninde, doğumda, düğünde,mevlütlerde, sünnetten sonra  belli bir ritüel eşliğinde ikram edilmesi bir gelenektir. Tatlının, tatlı yiyip içip tatlı ile yeni başlan…

Annemin Pastası

Resim
Dün yaşanan yoğunluktan sonra eve gelince bir süre dinlendim. Birden kendimi enerjik hissettim. O zaman ne duruyorsun, kalk birşeyler yap dedim kendime.  Aklıma nerden geldiyse annemin çok eskiden yaptığı bir pasta vardı. Onu yapayım da yarın miniklerim yesin dedim ve sıvadım kolları.  Annemin misafir günlerinin değişmez tarifi kekle kurabiye arası bu eşsiz lezzet beni çocukluğumun mutlu günlerinde gezdirmek için gelmişti sanki.  Pastanın pişmesiyle eve yayılan o koku var ya o koku ahhh diyorum da başka bir şey demiyorum. 
Malzemeler: 4 yumurta ( birinin sarısı ayrılacak) 1,5 su bardağı şeker 1 su bardağı süt  1 su bardağı sıvı yağ  1 pk vanilya  1 pk kabartma tozu Aldığı kadar un  İçi için: 1 su bardağı dövülmüş ceviz  1 su bardağı kuru üzüm 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı:  Yumurtalar, şeker ve vanilya mikserle çırpılır. Sırasıyla sıvıyağ, süt ilave edikerek çırpılmaya devam edilir. Yavaş yavaş un ve kabartma tozu da ilave edilerek çırpılır. Kek çok koyu kıvama gelince el ile yoğurarak kulak memesi …

Bir Yıl Daha...

Resim
Selam blog dünyasının güzel insanları.
Tigris, bu hafta bir yoğun bir yoğun ki sormayın. Bir yandan yaz geliyor Cafe tadilatta ( yapım aşaması bitsin size bu imzanın sahibi güzel yürekli insanı tanıtacağım) , diğer yanda okullar yaz tatiline giriyor ve Ramazan geliyor diye kapanış törenleri, doğumgünleri, düğünler... İhmal ettim sizleri. Özledim de . Elimden geldiğince yorumlarınıza cevap yazmaya çalıştım.
 Bugün okulda kep törenimiz vardı. Çocukların ve velilerin heyecanı görmeye değerdi. Hüzünlendik , duygular sel oldu aktı. Güldük, söyledik, yedik içtik , oynadık. Güzel anlar hatıralar sayfasındaki yerini çoktan aldılar bile.
Tören sonunda velilerimizin çiçekleri, bana verilebilecek, en güzel hediyeydi.
Bir yılı da bitirmeye sayılı günlerimiz kaldı. Bir yıl daha yaş aldım, miniklerimin enerjisiyle zor geçen günlerimi yendim. Şimdi mutluyum.
Şunu daha iyi öğrendim ki ; çocukların sarmaladığı bir dünyada herşey gerçek ve herşey çok güzel. Sevgiyle