17 Ağustos 2018 Cuma

Ah...

Hacıveli

Veli , Hacıveli
Alacaklıyım senden
Yirmibir yıldan beri .
Ver mendilimi ,
Ver geri, gençliğimi.
         
                    Tigris
                  17/08/2018



4 Ağustos 2018 Cumartesi

HAYAT

Hayat

Herkesin anlatmak istediği
Bir hikayesi var.
Sahi  senin hikayen ne,
Kime dair?
Kırgınlıklar, kızgınlıklar diyarından çıkabildin mi,
Yoksa hala  taze mi yalnızlığın ?
Susma  nolur susma
Anlat bu gece
Sisli  geçmişin izlerini,
Ya da koşmakta olduğun geleceği?
Bütün gücünle aşık oldun mu ha,
Yoksa yine aynı cümleye mi sığınıyorsun?
“ Ne yapalım kısmette yokmuş.”
Herşeye rağmen seni seviyorum
HAYAT!..
                                  TİGRİS
                                 04/08/2018

1 Ağustos 2018 Çarşamba

Mutlu Hayaller

Mutlu Hayaller

 Hayaller,
 Hayatımızın fragmanlarıdır.
 Mutlu hayaller.
                  Tigris
                  01/08/2018

28 Temmuz 2018 Cumartesi

Gunbatiminda Huzun

Günbatımında Hüzün

Geç kalınmış vakitlere
Güneş olsan da bir
Yağmur olarak yağsan da.
Boşa kürek çekme sandalcı,
Hüzünün son demlerinde,
Kuşatılmış ruhlar kentidir
Kavuşmak istediğin son liman .
                                    Tigris
                                    28/07/18

27 Temmuz 2018 Cuma

Kanlı Ay Tutulması 2018

Tutulma başlangıcı

Selam Dostlar
An itibariyle, bir ay tutulmasına tanıklık ediyoruz.
21. Yüzyılın en uzun kanlı ay tutulması.
Peki nedir Kanlı ay  tutulması : “Kanlı Ay Tutulması Dünya'nın gölgesinin Ay'ı tamamen karanlığa bürüyerek Tam Ay Tutulması yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu sebeple Ay kırmızı renk görünür.”
. Saat: 20:13 de başladı ve dört saat sürecek. Şu an ay tamamen karanlığa büründü. NASA ‘nın açıklamasına göre bu tutulmanın aynısı bir daha 2123 yılında meydana gelecekmiş. Yani o yıla kim öle kim kala. Kimbilir kimler 2123’de bu güzel doğa olayına şahitlik edecek. Ayın hemen altında yer  alan Mars gezegeni. Tutulma esnasında jüpiter ve venüs de çok parlak görünecek. Gözünüz gökyüzünde olsun.



Kanlı Ay Tutulması 27 Temmuz 2018

24 Temmuz 2018 Salı

Tanrı Dionysos

 Tanrı Dionysos’un
 Sarhoş gözyaşları
 Fayda etmedi
 İçindeki ihtirası söndürmeye.
Ametist,  bir damla şarapla
Kesildi aşk rengi kristal taşa.
Dionysos ve Amerist








20 Temmuz 2018 Cuma

Saklandım Ben



Selam Cafeciler.
Duydum ki meraktaymışsınız, Tigris nereye kayboldu? diyormuşsunuz.
Evet tatildeyim , evet il dışındayım ve evet bir yerlere saklandım. Ve nerde olduğumu da söylemek istemiyorum.
Benim nerde olduğumun kime ne faydası olacak ki?
Yediğim, içtiğim gezdiğim beni memnun ediyor ya oh ne güzel.
Tatilim de uzun. İnadına gezeceğim.
Boşuna aramayın yokum ben yokummmmm.
Hayatta söylemem nerede olduğumu.
Şeytan aldı götürdü. Satamadan geri getirir belki.
Size de tavsiye ederim.
Öyle güzel ki kaybolmak, bilinmemek.
 İyi bir yere saklandım ben , söbeleyemezsiniz.

1 Temmuz 2018 Pazar

Gelincik Serbeti

Gelincik Serbeti

Selam a dostlar
2016 yılının haziranında şu yazıyı Şerbet İçelim mi? kaleme aldığımda daha gelincik şerbeti yapma fırsatım olmamış.
Tigris bu ne yapar eder, kafasına koyduğunu işleme geçirir.
Evett iki yıldır gelincik şerbeti yapma fırsatım oldu.
Gerçi bu seneki biraz hüzünlüydü.
Bayram sabahı babamın mezarını ziyaretten dönerken rastladım gelincik tarlasına. Toplayıp toplamamakta tereddüt ettim. Ama bilirdim ki arabayı babam durdurturtu. “ Bak senin gelinciklerden var , burada.” Diye
Topladım topladım, kendimi sonsuz kırmızılığın içinde kaybettim. Neler geçmedi ki aklımdan. Ahhh
Hem topladım hem ağladım. Sanki hepbir ağızdan bana haykırıyordu gelincikler.
“Heyyy Tigrisss, Tigrissss”
Hafif bir rüzgarın uğultusu çalındı kulağıma. Tigris
Doğa anne benimle konuşuyordu. Gelincikler, çekirgeler, rüzgar, bulutlar bile . İki damla yağmur olup düştü üstüne.
Doğa anneden geldin dönüşün yine onadır Tigris.
Şimdi sana sunulan bu güzellikleri kullan, sen de sun sevdiklerine.
Evet evet işte şerbet oluverdi gelinciklerim, siz sevdiklerime sunacağım günü bekleyişteler.
Hadi gelin sunayım size sevgiyle.

Not: Gelincik şerbetinin yapılışı:
Gelincik yapraklarının siyah kısımları ayıklanıp( eğer siyah kısımlar ayıklanmazsa şerbetin rengi bulanık olur), güzelce yıkanır ve bir kavanoza doldurulur.
Üzeri suyla doldurulur ve bir çay kaşığı limontuzu ilave edilip kavanozun kapağı sıkıca kapatılır.
Üçgün sonra kırmızıya dönmüş su süzülür. Bir kapta şekerli su kaynatılır içine tarçın ve karanfil ilave edilir.  Daha sonra gelinciklerden elde edilen su ikave edilerek soğuk servis yapılır. Ben şeker ilave etmeyi sevmediğim için gelincikten elde ettiğim suyu, buz kaplarına koyarak donduruyorum. Kahvenin yanında ,madensuyunun içinde bu buzlar nefis oluyor.  Yazın vazgeçilmez serinleticisi gelincik şerbetini deneyen var mı ?



26 Haziran 2018 Salı

Yine Bu Yıl Ada Sensiz

Ahmet Bey’le Osman Bey iki iyi arkadaştan öte yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen gönül dostudurlar.
Her yaz Ada’da( Büyükada) buluşurlar, tavla oynarlar ve Dil burnunda gezmeyi severlermiş. Ada’nın eşsiz öanzarası eşliğinde yaz günlerinin keyfini çıkarırlarmış. Gel zaman git zaman 1937 senesinin onuncu ayının onuncu günü Ahmet Bey yakalandığı zatürreden kurtulamayıp 56 yaşında hayata veda etmiş. Sevgili dostu Osman Bey onun ölümüne çok üzülmüş. Yazın  Adaya gittiğinde Onun yokluğu daha bir içine işlemiş. Dilburnu’nda gezinirken gözünden yaşlar , dilinden  de şu dizeler dökülüvermiş.

“Yine bu yıl Ada sensiz  içime hiç sinmedi
   Dil’de yalnız dolaştım hep gözyaşlarım dinmedi
   Ben de şaştım nasıl oldu yüreğime inmedi
   Dil’de yalnız dolaştım hep gözyaşlarım dinmedi”

Bu eşsiz dizelerin sahibi Bestekar Osman Nihat Akın’dan başkası değildir.
Sonra bu güfteyi nihavend makamında besteleyip dostu tarihçi Ahmet Refik Altınay’ın anısını hep yaşatmak adına Türk Musikisi repertuarına  klasik bir eser olarak kazandırmıştır.

Bir çok sanatçı’nın seslendirdiği bu güzel eserin bence en iyi yorumlarından birisi Müzeyyen Senar Hanıefendi’ye aittir.
Sanılanın aksine bir sevgiliye değil değerli bir dosta ithaf edilmiş Türk Musıkisinin bu ölümsüz eseri ben de yerine kimseyi koyamayacağım gönül dostuma , sevgilerimle gönderiyorum. ( Bu. yazıya istinaden üstüne alınan olabilir . Fakat o kişinin burada beni takip eden  biri olmadığını özellikle belirtmek isterim. Bi de bu sapıklar var çünkü. Her yazımdan , her yayınımdan anlam çıkarıp, her an beni gözetleyen. )
Plaklarımdan kaydettiğim bu eserle sizleri başbaşa bırakıyorum.( Youtube kanalıma abone olmayı da unutmayın canlarım .)
Sevgiyle


 

19 Haziran 2018 Salı

#MİM# Ben Bunu Yazmam

Tigris

Selam Millet.
Keyifli bir mimle geldim. Hadi yamacıma toplanın.
Sevgili Deryacığımın başlattığı Ben bunu yazmam mim görevini ben de yerine getirmek istedim.
Öncelikle Delikızın Bohçası Derya'ya teşekkürlerimi sunarım.
Gelelim sorulara.
Bloğumda neleri yaaeım ya da yazmam .

Önce neleri yazarım bunu anlatayım.

Neleri Severek Yazarım?

Efendim. Tigris geçirdiği güne dair, olumlu ya da olumsuz ayrıntıları yazmayı sever. Kişisel blog olmanın avantajıyla hayatına dair yaşadığı ne varsa yazmakta sakınca görmez.Özgürdür.
İlham perileri yakınlarında dolaşıyorsa,iki satırlık şiirimsiler yazar. Mesela Bu
Çocukluk anıları depreşirse yazar , yazar, yazar. Kahveli söyleşiler
Birine kızdıysa giydirir de giydirir.Tıktık
Sevinçlerini dile getirir.Buradan
Üzüntüleri de geri kalmaz. Burada
Gezdiği yerler, tattığı lezzetler, cafede yer alır.Tıktık
Hobileriyle ilgili yayınlar yapar.Tık
Nostaljik eşyalarla ilgili anılarını yazar.Burada
Özel günleri ve anları kayıt altında tutmak adına bloğunda yer verir.Buradan
Mimlere bayılır. Mirimim
Çok sık olmasa da yemek tarifleri de verir. KuzuuKek
Ve okuduğu kitapları zaman zaman cafede misafir eder.Burada


Gelelim neleri yazmadığıma.

Neleri yazmam?

Din, siyaset, gibi hassas konularda yazmam, herkesin fikrine saygı duyarım.
Alış veriş konusunda yazmam. Aldıklarımın beni bağladığını düşünürüm.
Bloglarla ilgili teknik konularda yazmam çünkü bu konuyla uzaktan yakından bir bilgim yok.
Başka da aklıma bir şey gelmiyor.

Mim görevinin en can alıcı bölümü olan başka bloglara pas atmayı da unutmayalım. Bakalım o şanslı kişiler kimlermiş ?

Berikanın Günlüğü

Renkli pasta sepeti

Umarım yapmamışsınızdır.
Sevgiyle .









11 Haziran 2018 Pazartesi

95 Numara Sarı

Selam Dostlar ,
Yoğun bir tempodan tam çıktım diyordum ki , seminerlerin haftasonunda başlamasıyla neye uğradığımı şaşırdım.
Başlama hem ne başlama.
Bugün çarşamba görünümlü bir pazartesi benim için.
Neyse efendim bugünler de geçer sonra gelsin tatil yupiiii
Bu yoğunluğun arasında verdiğim küçük molalarla neşeleniyorum. Geçen gün tramvayda çok önemli bir yazıya dalmıştım.Yanıma 13-14 yaşında bir çocuk oturmuş. Hiç fark etmedim. Aralarında bir şeyler konuşuyorlar, mırıltılar kulağıma geliyor. Taa ki çocuğun bir cümlesi beni kendime getirdi.
"Saçımı 95 numara sarıya boyattım" Bunu duyar duymaz nasıl bir döndüm, çocuğa doğru ve ne göreyim. Kafayı bir numara traş ettirmiş, ortada kuş yuvası gibi bir tutam saç bırakmış onu da sarıya boyatmış. Ama ne sarı? Yok böyle bir renk. Sarı desem sarı değil, bakır desem hiç değil, turuncu desem o da değil. Neye benziyor deseniz tarifi yok. gülmemek için kendimi zor tuttum. Ama yüz ifadem, mimiklerim beni kesinlikle ele veriyordu.
Allahtan bir durak sonra indiler. Sonrasında düşündüm durdum. Bunca yıldır saç boyatırım, boyarım. 95 numara sarı diye bir renk duymadım, görmedim. Bilen varsa beri gelsin.
Bu moda tam deli işi bir şey, biri taş atıyor hadi çıkar çıkarabilirsen.
Bi de çizikli saç modası var ki sormayın gitsin.
Şimdilik ben kaçar saç boyama zamanım gelmiş 95 numara sarıyı düşünmüyor değilim hani.
Tabiki şaka
 sevgiyle kalın .

                                             Not: En güzel sarı benim çiçeğimin sarısı.

8 Haziran 2018 Cuma

Bir yıl daha bitti

Minik yüreklerim

Mutlu geceler dostlar
Koskoca bir yılı bitirmenin yorgunluğu ve bir o kadar da huzuru içindeyim.
Dokunduğum minik yüreklerin bahtı ve yolları açık olsun.
İleride çok güzel yerlerde karşılaşmak ümidiyle
Sevgiyle 

2 Haziran 2018 Cumartesi

Vay Be


Merhaba dostlar
Güzel bir cumartesi gününden herkese selam olsun.
Haftasonu evde iş güç derken az önce kendimi attım dışarı. Kapıdan çıkar çıkmaz telefonla konuşan genç bir kızın karşısındaki kişiye büyük bir heyecanla anlattıkları kulağıma çalındı.
“ Biliyor musun artık 21 oldum. Lan bu yirmibir yaş ne güzelmiş. Ama biliyor musun 2021’ de yirmibir yaşında olsaydım daha iyi olurdu. “ Konuşmanın ancak bu kadarına şahit olabildim. Yanımdan geçip gitti.
O gitti gitmesine de 21 yaşın ne menem bir şey olduğu düşüncesi aklımdan gitmedi. Hala da düşünüyorum. 21 yaşında ben nasıl hissediyordum acaba?
Tigris 21 yaşında
Ama eminim ki o genç kız kadar heyecan duyacağım bir yaş değildi. Hatta tek tek bütün yaşlarımı hatırlamaya çalıştım, vay be ben şu yaştayım  diyeceğim bir yaşı koydunsa bul.
Habir tek 24 yaşım en şanslı olduğum bir yıla denk geldi o kadar.
Peki siz 21 yaşınızda neler hissettiniz.
En şanslı hissettiğiniz yaş hangisiydi?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiyle
Tigris 24 yaşında

31 Mayıs 2018 Perşembe

"HIRS"lı

   
Kahve 

Selam Cafeciler.
        Akşama anlatacaklarım var. hadi alın kahvelerinizi  de rahat koltuklarınıza gömülün.
       Kulak verin söyleyeceklerime
 İnsanın yaşantısının şekillenmesindeki en önemli faktör ailesidir.Sonrasında yakın çevresi , bulunduğu toplum ve aldığı eğitimin kalitesi yaşamına yön verir.
         Bazen de en iyi koşullarda yetişse bile insan mizacı, onu esir alır. Gereksiz hırslar denizinde boğulur gider. hatta çevresindekileri de bu ihtiras denizinde boğmak için elinden geleni yapar.
         Hırs nedir peki? İnsan neden hırslanır?
       Sözlüğe baktığımda Hırs kelimesinin anlamı şu şekilde açıklanmıştır.
 "Hırs: 1- Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. 2- Öfke kızgınlık."

Peki soruyorum size neden isteklerimizin sonu yok?
Çevremdeki insanların içlerinde büyüttükleri  hırs,  kıskançlıklarıyla olan yarışı burun farkıyla kazanıyor. Kıskandıkça hırslanıyorlar, hırslandıkça kıskançlıkları kat be kat artıyor.
"Hep benim olsun, en güzeli benim olsun,benim , benim, ben , ben , ben , ben......" Of ki ne of sonu bir türlü gelmeyen gelemeyen ben. Biraz, korku, biraz kaygı, biraz öfke ve kızgınlık karışımı alın size enfes hastalıklı  hırs kokteyli afiyetle için ,içirin.
Hani nerede kaldı, sevgi, şefkat, iyilik.

Söyleyin bakalım şimdi sizdeki hırs ne durumda, sizi en çok ne hırslandırır.
Ya da çevrenizdeki hırslı insanlardan gördüğünüz zararın boyutu ne ?

İMDAT!... Ben boğuyorlar.

18 Mayıs 2018 Cuma

Unutturamaz- Unutmadım

Ekrem- Müzehher GÜYER
Ölümsüz aşk

 Karaman 1921 yılında  ileride hafızalardan silinmeyecek bir bebeğin doğumuna tanıklık eder. Geçen üç yılın ardından, İzmir'de devam eden yaşam hikayesi, 1944 yılı'nda Ankara radyosunda ses sanatçısı Müzehher Hanım'la yaşanan büyük aşkla taçlanır. Kısa bir süre sonra da nikah masasında mutluluğun imzası atılır. Bu ölümsüz aşk 1946 yılında meyvesini verir ve oğulları Metin dünyaya gelir. Bu büyük aşkın sahibi büyük bestekar Ekrem Güyer'den başkası değildir.
Küçük yaşlardan itibaren musikiye olan ilgisi sayesinde ud, tambur ve bağlama çalmayı öğrenmiş, gramafonda dinlediği şarkılara eşlik etmeye başlamıştır. Musiki aşkı onu 1943 yılında Ankara Radyosunun kapılarını açmasına vesile olmuştur.
Eşi Müzehher Hanım'a olan aşkı bir gün udunun tellerinden  nihavend makanında şu nağmeler olarak dökülür.

"Unutturamaz seni hiçbir şey Unutulsam da ben
Her yerde sen , herşeyde sen Bilmemki nasıl söylesem.
Bir sisli hazan kesilir  ruhum eğer görmezsem
Her yerde sen herşeyde sen, bilmemki nasıl söylesem"

 1954 yılının şubat ayında Ekrem bey birden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılır. Doktorlar çaresizlik içinde midesindeki kanamayı durduramazlar ve 19 şubat 1954 günü Ekrem Güyer 33 yıl gibi çok kısacık ömrüne sığdırdığı  ölümsüz besteleri ve aşkıyla vedalaşıyordu.
  Bu çok erken ve ani ölüm üzerine Müzehher Hanım'ın günleri O'nun yokluğuna nasıl dayanacağını düşünmekle geçiyordu. Birgün O'na olan özlemi dayanılmaz bir hal aldı ve gözyaşlarına şu dizeler eşlik etti.

"Unutmadım seni ben, unutmadım her zaman kalbimdesin.
Aylar yıllar geçti, söyle sen nerdesin
Anlaşıldı sen geri dönülmeyen yerdesin,
Anlaşıldı sen geri gelmeyeceksin
Unutmadım , unutamadım seni ben
Her zaman bendesin "

Daha sonra Müzehher Hanım bu dizeleri yazdığı kağıdı bestekar Şekip Ayhan Özışı'ğa verir.  Şekip Ayhan Özışık da Karcığar makamında besteleyerek  eseriyle Ekrem- Müzehher Güyer aşkını ölümsüzleştirmiştir.

Ahhh minel aşk.


2 Mayıs 2018 Çarşamba

“Ayı Gibi” Sevmek

Resim yazısı ekle

Sorarım size dostlarım,
Biz neden sevmeyi bilmiyoruz ya da beceremiyoruz.
Herşeyde olduğu gibi sevgide de aşırılığın , abartının sevgiyi artıracağını mı sanıyoruz aklımız sıra.
Vur deyince öldürüyoruz.
Sözde çocuk seviyoruz ağlatana kadar sıkıştırıyoruz,
Çiçek seviyoruz, hoyratça dalından ayırıp, biraz sonra da yere atıyoruz.
Hayvan seviyoruz, özgür ortamından getirip eve hapsediyoruz.
İnsan sevgimizi de ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
Üç gün ölüp bitiyoruz sonra anlaşamadık ayrıldık, boyutunda hayatımıza devam ediyoruz.
Ya da karşımızdakinin hayatını zindana çevirecek hale getiriyoruz.
Bazen de Ayı gibi seviyoruz.
Nasıl mı , anlatayım dinleyin.
Birgün adamın biri yerde inleyen bir ayı görmüş. Yanına yaklaşmak istemiş ama korkmuş. Bakmış ayıda kalkacak hal yok usul usul yanına yaklaşmış. Bakmış ayının ayağına diken batmış, inlemesi ondan. Ayının ayağındaki dikeni çıkarmış. Ve ayıyla dost olmuşlar. Adam nereye gitse ayı yanında. Adam ayıya yiyecek veriyor ayı ona bal getiriyor derken günler geçmiş. Bir gün adam ayıyla dolaşmaya çıkmış yorulunca uzanmış ve uyumuş. Ayı da başında onu gözetliyormuş. Adamın yüzüne bir sinek konmuş. Ayı sineği kovalamış. Sinek bu sefer de adamın yüzünün başka yerine konmuş. Ayı yine konmuş. Sinek ısrarla yine konmuş, ayı kovalamış. Sinek yine konunca ayı kızmış. Yerden aldığı kocaman taşı adamın yüzüne konan sineğe atmış. Sinek ölmüş mü bilinmez ama adamın kafası parçalanmış.
İşte böyle dostlar kıssadan hisse.
 Oysaki Ayının tek amacı, bütün kalbiyle sevdiği dostunu, sinekten korumaktı.
Sizi de ayı gibi seven biri oldu mu ?
Ya da sizin bu şekilde sevdiğiniz kişi ya da başka bir şey?
Yorumlarınızı merakla bekliyorum



24 Nisan 2018 Salı

“Adsız” Yorum Sorunsalı

Adsız yorum = Köpüksüz kahve

Zavallı, zavallı zavallı zavallı bin defa zavallı .
Kişiler arası ilişkinin ilk şartı doğru iletişime sahip olmaktır.
İnsanoğlu kültür, eğitim ve yaşantısı doğrultusunda belli bir dünya görüşüne sahip olur.
Düşünceleri ve konuşmaları da bu doğrultuda yön bulur.
Kimi insan bu konuda  yeterli donanıma sahiptir ve kendine son derece güvenir ,fikrini söylemeken kaçınmaz .
Kimi insan da medeni cesaret gösteremeyecek kadar acizdir ve kaçak dövüşmeyi tercih eder.
Bu zamana kadar yazılarıma pek çok arkadaşım dostum yorumlarıyla katkıda bulunmuştur.  Ve kimse de adını gizleme ihtiyacı duymamıştır.
Adını gizleme gereği duyan kişiye hep şüpheyle baktım bakacağım da .
Bu kişiler için sözümü en başta söyledim .
Diyalog iki kişiliktir. Adsız yorumcular monolog yapmaktan ileri gidemiyorlar . Ve yazılarımın altında gereksiz yer işgal ediyorlar.
Yiğit isen çık karşıma da çevremle de aramı  düzelteyim ha  ne dersin ?

“Adsız "Nereye bu gidiş" kaydınıza yeni bir yorum yaptı: 

Hatasiz degiliz hic birimiz. Ara sira insanin kendini sorgulamasi iyi geliyor insana. Kendine de, cevresiyle arasini duzeltmesine de.. “

23 Nisan 2018 Pazartesi

Çocuk Bayramı


23 Nisan 2018
Sen güzel yürekli çocuk, kollarının şefkati bütün dünyayı sarsın.
23 Nisan'a sığabilecek en anlamlı kareyi bırakıp kaçıyorum.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu olsun
Sevgiyle 

21 Nisan 2018 Cumartesi

Nereye bu gidiş

Nereye bu gidiş 

Merhaba Dostlarım
“Tigris neden bu kadar içine döndün , kimseyle görüşmez oldun “ diyorsunuz ya ben de politikacıların hesabı sorunuza soruyla karşılık veriyorum .
Sorarım size biz neden böyle olduk?
Nasıl bu hale geldik?
Yine Tigris neyin kafasını yaşıyor dediğinizi duydum duydummm .
Ama öyle değil mi,
Bir arkadaşınız geliyor yanınıza ve size bir sırrını anlatıyor ve “ sakın kimse duymasın” diye de sıkı sıkı tembihte bulunuyor.
Nedense biz de onu ilk fırsatta başka bir arkadaşa anlat diye anlıyoruz. Ve bir bakıyoruz ki sır denilen şeyi sağır sultanın duymadına ramak kalmış.
Ya da bir eşyamızı ödünç veriyoruz. Nasıl oluyorsa artık o eşya bizim olmaktan çıkmış , üstüne bir bardak su içme kıvamına gelmiş oluyor.
Yine kimsenin nedense size ayıracak zamanı olmuyor sizi bir şekikde atlatıp  da başkaları ile sosyal medyadan fotograf paylaşacak kadar yüzsüzleşebiliyorlar.
Peşinden koştuğu insandan azıcık yüz görünce arkasına bakmadan kaçabilecek kadar kaypaklaşabiliyor.
Yüzsüzlük, bencillik, omurgasızlık, döneklik, vesaire vesaire
Günümüz insanı diyorum , yaşantımız diyorum , nereye bu gidiş diyorum
Ya ben kime diyorum ?
Anlayana...

10 Nisan 2018 Salı

Eyvah #MİM'lendim !.......

Selam Cafeciler
Bir önceki yayınıma  yaptığınız o güzel  yorumlar beni aşka getirdi. "Hadi Tigris Ya Bismillah klavyene kuvvet" dedim ve ne zamandır aklımda olup da bir türlü yazamadığım bir konuyla  aranıza dönmek istedim.
Hadi alın kahveleri gelin yamacıma, yamacıma.
Eyvah Mimlendim 

 Hani şu hemen hemen her blogda, zaman zaman gözümüze çarpan mim görevleri konusunda bir kaç açıklayıcı bilgi vermek istedim.  Eyvah MİM'lendim. Şimdi ne yapacağım ?
Öncelikle nedir bu MİM ?
Bir bloğun hazırladığı belli bir konu hakkındaki sorulardan oluşan ve başka blogların sorulara cevap  vererek gerek  blog , gerekse blogger hakkında bilgi edinmeye dayanan keyifli bir etkinlik. Laf aramızda bazen zor sorularla da karşılamıyor değiliz. Hele hele bir blog dostunuz "seni mimledim, " dediğinde nasıl bir sevinç yaşıyor insan size anlatamam. Sanırım mim  etkinliği ile kendimizi daha iyi ifade edebiliyoruz.

Diyelim ki bloğunuza bir mim görevi geldi ne yapmalıyız?

Öncelikle sorular ve mim bize uygun değilse mimi paslayan kişiye kibarca mimi yapamayacağımız hakkında geri dönüş yapmalıyız. Genelde ilgi alanımızın doğrultusunda blog dostlarımız mim paslaşması yaparlar. Ancak bazen ilgi alanımız dışında da mim etkinliği de olabilir.

Mim etkinliği bize göreyse, yine geri dönüşle görevi yerine getireceğimizi söylemeliyiz.
Görevi aldık ve başladık yazıya. Öncelikle görevi kim verdiyse ona teşekkür ederek , onun da  mim  görevinin linkine yazımızda yer vermek hoş olur.
Bazen mimlerde kurallar vardır. Mesela etkinlik sahibi başlık resmi olarak kendi belirlediği resmi kullanmanızı isteyebilir.
Bazen de tamamen size bırakılır. Yine sorular uygun görsellerle desteklenirse okuyucu daha keyifle yazınızı okur.

Mim sorularını cevaplamakla işimiz bitiyor mu ? Hayırrrrr
Asıl bundan sonrası en can alıcı nokta.
Mimi paslayan bloğa mimi yaptığımıza dair bilgi verirsek, onun size verdiği değer karşısında siz de görevinizi yerine getirerek değer verdiğinizi göstermeniz açısından önemlidir.
Ve başka blogların da bu mim görevinden faydalanmaları için. Yazınızın en altına kimleri mimlediğinizi belirtmekte fayda var.. Ve bu blogların linklerini de yazıya eklersek blog dostumuza da güzel bir jest yapmış oluruz. En az üç bloğa mim görevi vermek yerinde olur. Az tanınan ve blogger dünyasına yeni girmiş blogları da mim etkinliğine davet etmek onları gayretlendirmek adına
Kimleri mimlediysek. Tek tek kapılarını çalarak onlara haber vermeliyiz.
Haberi olmayan biri nasıl mime dahil olur ki? Ah ah haberim olmadığı için kaç mim kaçırdım kimbilir?
Yine üşenip de mim yazımızın altına şu ibareyi koymamalıyız. " Bu mimi isteyen herkes yapabilir."
Bu zamana kadar, kendim de dahil olmak üzere, böyle bir görevi üstüne alan kişiye rastlamadım.
Böyle bir durumda da o mim tıpkı bir zincirin halkası gibi kopuyor ve devam etmeden bitiyor.
Bazen de birden fazla kişi bizi aynı mim etkinliğinde mimleyebilir. Yine tek tek hepsine teşekkür ederek yazıya başlamak güzel olur. Mimi hemen yapamayacaksak  kimlerin bizi mimlediğini bir köşyeye yazmakta fayda var. Sonrasında unutulan isimler "ben de seni mimlemiştim aşkolsun " diye gönül koyabiliyorlar, haklılar da.

  Örnek mim için  TIK TIK   Olmadıysa bunu verelim Tık. Tık tık   Yine mi olmadı  o zaman Tık tık tık tık


Bloglarımızın tanınması ve yazılarımızın başka bloglarca okunması için mim etkinliklerinin en güzel araç olduğunu düşünüyorum.  Blogger dayanışması için Mimlere devam

 Sevgiyle .


Not: Bu konu hakkında sizler neler düşünüyorsunuz? 

6 Nisan 2018 Cuma

Döneceğim, dönmeliyim

Selam Sevgili Dostlarım.
Biliyorum ha bugün geri dönecem ha yarın derken epey bir zaman size verdiğim sözü tutamadım.
Elim bir türlü tuşlara gitmiyor ki
İyice kendi içime kapandım.
Ama bu arada bana gerek telefonla gerek mesajlarla ve gerekse yüzyüze görüşmelerle destek veren dostlarım sayesinde şimdi biraz daha iyiyim.
Bloğum hepten yalnız ve boynu bükük kaldı. Hatta bakıyorum da her gün bir kişi daha burayı terk edip gitmiş.
Sanırım zamanla, eski günlerdeki gibi kalabalıklara şahitlik edecek etmeli de zaten.
Bu seferki mola biraz uzun sürse de aklım hep burda ve buradaki fostlarımda .
Şimdilik bu kadar olsun. İnanın döneceğim
Dönmeliyim
Beyaz çiçeklerimi bırakıp kaçıyorum , sizin de mutluluk sebebiniz olsunlar diye
Sevgiyle
Beyaz çiçeklerim 

25 Mart 2018 Pazar

41. Gün

Işıklar içinde uyu koca çınar

Canım Babacığım,
41 gün geçti sana olan özlemim de günlerle birlikte katlandıkça katlanıyor  .
Her sabah , bir rüyaydı babam içerden bana seslenecek diye uyanıyorum.
Ama bakıyorum ki yoksun.
O kadar çok sevenin varmış ki, telefonun susmuyor. Sosyal medya hesaplarından yazılan mesajların haddi hesabı yok. Sana edilen dualar, ah babacığım hiç ummadığın insanlar geliyor.
Dün kırkıncı gün mevlütünde kimler yoktu ki, cami doldu taştı.
Kendini adadığın öğrencilerin , dostların, tanıdık tanımadık onca insan...
Babammm bu ev, bıraktığın emanetlerin , aynı düzende devam ediyor.
Biliyorum ki vuslatımız olacaktır.
Adın kızında hep yaşayacak
Işıklar içinde uyu koca çınar

8 Mart 2018 Perşembe

Başlıksız


Herkes kendi tarafını seçiyordu
Bense 
ALLAH’ı
                 Tigris

20 Şubat 2018 Salı

Seni Cok Ozleyecegiz

13 Şubat 2018 salı günü kaybettiğimiz canım Babacığımın,
Cenaze törenine katılan, evimize gelerek ve telefonla acımızı paylaşan herkese teşekkür ederim.
O örnek bir baba , örnek bir eş, yeri doldurulamayacak bir öğretmen ve saygın bir müdürdü.
Ben ve kardeşlerim hep senin yolunda ilerleyip sana layık evlat olmayı sürdüreceğiz.
Torunların seninle hep gurur duyacak.
Yıllar geçse de öğrencilerinde bıraktığın izler hiç silinmeyecek.
Seni çok özleyeceğiz
ışıklar içinde uyu canım babacığım
09/06/1939-13/02/2018


13 Şubat 2018 Salı

Babammmmm

Ah Babam meleklerle uçtun gittin
Yattığın yer ışık olsun
Huzur içinde uyu
Kolsuz kanatsız bıraktın beni 
Koca Çınar

10 Şubat 2018 Cumartesi

5 Şubat 2018 Pazartesi

Kazananı Acıklıyorum

Hediye çekilişi

Selam Millet
Cafe’nin 5. yılı nedeniyle düzenlediğim hediye etkinliği sona ermiş bulunmakta.
Çekilişe 28 kişi katıldı.
Kazananı tebrik ederim.
Katılan diğer dostlarımla da başka çekişilerde de buluşmak isterim .
Gelelim kazanana
Çekilişi kazanan 

Yeşimle Her Telden  blog sahibesini  tebrik ederim
En kısa zamanda bana adresini ulaştırdığı takdirde hediyesini postalayacağım.
Adres için
tigrisdriver@gmail.com  bana ulaşabilirsiniz
Sevgiyle




4 Şubat 2018 Pazar

Döndüm döndüm

Zurich-İstanbul

Merhaba Merhaba merhaba
Güzel ülkemin güzel insanları.
Döndüm yuvaya, vatanıma
Gezmek, yeni yerler görmek çok güzel, ama evi de özlemişim.
Gezmek iyi hoş da, yorgunluk ve hastalık da bonusu.
Kolumu kıpırdatacak halim yok.
Bir hafta geçmeden de kendime gelemeyeceğim anlaşılan.
Yarın iş başı da yapacağım, epey uzunnnn bir hafta olacağa benziyor.
Neyse aklıma gelmişken söyleyeyim, bloğumun 5. Yılı nedeniyle düzenlediğim, çekiliş bu gece saat 24:00'da sona eriyor hala katılmadıysanız şansınız var.
 Çekiliş hakkında bilgi için buraya Tık tık
Katılan herkese bol şans dileyor ve hemen kaçıyorum.
Sevgiyle 

1 Şubat 2018 Perşembe

Kar Başladı

Bonndorf 


Günaydın Dostlar
Şu an saat 08.16 sizden iki saat gerideyim.
Öğlen uçağım kalkıyor.
10 gün o kadar yoğun geçti ki, sözde ben fırsat bulup size gördüklerimi yazacaktım ama nerde
Karaormanları, karnaval hazırlıklarını, konstanz’ı, st. Baslien’i , Tuna Nehri’nin doğduğu yeri, Ren Nehri Şelalesi’ni , Frieburg’u o güzelim dağ evlerini ve daha nice güzellikleri geride bırakmanın burukluğu çöktü üzerime.
Burdada çok çalışmanın ve insanca yaşamanın medeni olmanın güzelliklerini görünce bırakıp gidesim gelmiyor.
Of ya ayrılıkları hiç sevmiyorum.
Kar da başladı ben gidiyorum 

26 Ocak 2018 Cuma

Karaorman Pastası - Schwarzwalder kirschtorte

Schwarzwalder kirschtorte Karaorman Pastası

Selam dostlar
Bulunduğum yerin bütün güzellikleri bir bir önüme seriliyor.
Bunlardan nefis tada sahip olanlarını da atlamamak gerek.
Schwarzwalder kirschtorte Karaorman Pastası yemelere doyulamayan lezzetteydi.
Almanya’da 1930’lu yıllardan beri yapılagelen ,kreması ve içindeki meyve ve likörün eşsiz uyumu bu zamana kadar karaorman pastası adı altında yediğim yaş pastamsı şeylerinir daha ağzıma sokturmayacak kadar enfes bir tada sahipti .
Of ki ne of .
Neyse dostlar yolunuz buralara düşerse yemeden geçmeyin .
Şimdi bu lezzetin keyfine doyasıya varmak için kaçtım
Sevgiyle

25 Ocak 2018 Perşembe

Bonndorf

Zürich

Merhaba Dostlarım,
Pazartesi başlayan ve İlk durağı İstanbul olan keyifli ve biraz da yorucu yolculuğum salı günü
İsviçre’nin Zürich havaalanında nihayetlendi.
Buradan da asıl gideceğim yer olan Almanya’nınBonndırf kentine varmam pek de zor olmadı.
Demiştim size uçuş modundayım diye . İnanmayanlar olmuş a vallahi kuş misali uçtum geldim rüya gibi bir şehre Heidi’nin dağlarında kendimi buldum. Karşımda İsviçre Alpleri etrafımda Almanya’nın Karaormanları .
Düşler ülkesindeyim .
Kelimeler yetmiyor yaşamak gömek gerek bu güzellikleri.
Sakin ve bol oksijenli bir kasabada olmak bu güzelliklerin tadına varmak gerçekten bir ayrıcalık.


Bonndorf Schwazwald

22 Ocak 2018 Pazartesi

Uçuş Modundayım

Gökkuşağı

Hayatı 15 gün ✈️  moduna aldım.
Bakalım gönül kuşum beni nerelere uçuracak
Sevgiyle 

10 Ocak 2018 Çarşamba

4. Kütüphanem Pamukova

4. Kütüphanem - Pamukova

Merhaba Dostlarım
Yoğun geçen bir günün ardından size güzel haberler verebilmek çok güzel.
4. Kütüphanem, bugün itibariyle Sakarya Pamukova'da hizmete girdi.
Sabah gün doğmadan çıktığımız iki saatlik yolun sonunda okul tarafından büyük bir ilgiyle karşılandık. Herkes nasıl yardım etsem , misafirlerini nasıl memnun etsem derdindeydi.
Hemen kolları sıvayım kitaplarımızın tasnif ve yerleştirilmesi işlemine başladık.
Başta okul müdürü İbrahim Bey olmak üzere herkes nasıl heyecanlıydı anlatamam.
Öğleden sonraki açılış törenine katılan İlçe Milli Eğitim Müdürü tören sonunda bizi makamına davet etti.
Gün akşama dönerken tekrar yoldaydık. Bir okula daha izimizi bırakıp dönmenin mutluluğu içinde.
İnanıyorum ki , kitaba susamış o minik yüreklerde bırakacağımız iz daha kalıcı ve uzun soluklu olacaktır.
Gücüm yettiğince ülkemin belki de hiç aklıma gelmeyecek başka bir köşesinde , minik yüreklerde yeni izler bırakacağım.
Bu yolda benimle olmak isterseniz göndereceğiniz kitaplar ülkemin bir okulunda yerini bulacaktır.
Sevgiyle
Kütüphane Açılışı- Pamukova

Not: Kitap göndermek isteyen dostlarım  tigrisdriver@gmail.com adresimden bana ulaşabilirsiniz

4 Ocak 2018 Perşembe

Seni Tanıyabilir miyim? MİM

Merhaba dostlar
Sevgili Ece Evren Ablacığım beni öyle güzel bir mimde söbelemiş ki hemen yapmak istedim . Ah bi de araya reklam girmeyeydi iyiydi. Eskisi gitti yenisi geldi yeni yıl blog doğum günü derken ancak bugün yazıyı tamamlayabildim.
Teşekkür ederim Ece Ablacım
Ece Evren


SENİ TANIYABİLİR MİYİM ? 

1- Kaç yaşındasın, mesleğin nedir?
Tigris


Ne zaman bana yaşım sorulsa şu cevabı veririm.
43 yaşındaki bedenimde , 6 yaşın çocuksuluğu ile 60 yaşın olgunluğunu gül gibi geçindirip gidiyorum.
Mesleğime gelince ben öğretmenim . Branşım ise hem  çok ama güzel bir o kadar da sorumluluk ister.
Ben anaokulu öğretmeniyim .


2- Nerede yaşıyorsun ve en sevdiğin yerin fotografını paylaşır mısın ? 


Eskişehir
Eskişehir’de yaşıyorum . Memleketim Eskişehir çünkü . Ama en sevdiğim yer denince KASTAMONU için farklı çarpar bu yürek. Ayrıntısını sormayın işte Kastamonu Tigris için çok özeldir . Hatta vasiyetimdir ölürsem bu şehirde olsun ebedi istirahatgahım. Kastamonu'nun elimde bir fotoğrafı yoktu maalesef .İnternetten de alıntı yapmak istemedim.Onun yerine şehrimden bir kareyi paylaşmak istedim. Şehrimin dünyaca ününü de unutmamak lazım.






3- Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?  
Kahve

Hastaya ilaç sorulmazmış.
Günlük yaşamda beni en çok mutlu eden şey tabiki de bol köpüklü sade kahvedir .





4- En sevdiğin meşguliyetin/ hobin nedir?

Puzzle
Beni tanıyanlar ve evime gelenler bilir ki en sevdiğim hobim puzzlelerdır .
Şimdiye kadar yaptıklarımla bir sergi açabilirim . Şaka bir yana içimi  kıpır kıpır eden keyifli bir hobi . Sabrı olmayanlara şiddetle tavsiye etmiyorum. Benden söylemesi neme lazım . Benden özenip başlarsınız sonra  hay Tigris ..,,, diye bir cümleyle devam edersiniz de .Ha bu arada kimseye de hediye de etmiyorum.


5- Evinin sevdiğin bir köşesinden bir fotoğraf paylaşabilir misin ? 

Ay ama ben evimin her köşesini ayrı seviyorum. Bir köşeyi paylaşsam diğeri küser ki . Şaka bir yana
evimin her köşesinde ayrı bir yaşanmışlık var. Eskiye meraklı olduğumdan o eşyalarda yaşayan ne güzel kalpler var bir bilseniz ?

6- En sevdiğin kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın ? 

Ah ah kitaplarım arasından seçim yapmak ne zor bir şey .
Hadi o zaman şöyle yapalım beni en çok etkileyen ve vurucu cümlelerden birini içeren kitap ;
Çocuk Kalbi





7- Şahit olduğun bir mucize var mı? 

Var olmaz mı? Bunun için görmeyi iyi bilmek yeter. Her sabah  güneşin doğması ve bir ağacın dört mevsim geçirdiği değişimleri , doğa anne başlı başına bir mucize değil de ya nedir? Ya da bir canlının dünyaya gelişine kadar geçirdiği serüven mucizenin ta kendisidir .



8- En çok görmek istediğin ülke hangisidir? 


Küba’yı görmeyi çok  istiyorum. Biliyorum ki bir gün Küba’dan sevgilerle yazılı bir Kartpostalı burada paylaşacağım.


9- Sana göre en büyük başarın nedir?

Yıl 1998 ben mesleğinin başında taze bir öğretmen. Okul dışında Kastamonu Kültür Müdürlüğü Sanat Müziği Korosu’nun Sunucusuyum. 10 Aralık İlk Türk Kadın mitinginin Kastamonu’da yapılması nedeniyle her sene düzenlenen etkinliklerde baş rolde görevlendirilip TRT halk konserinin sunucusu olmam . TRT sanatçılarına sunuculuk yapmam benim için tarif edilemez bir başarıdır .

10- Ölmeden önce mutlaka yapmak istediğin şeyler nelerdir?

Öncelikle yazdıklarımı kitap haline getirmek.
Görmediğim uzak diyarlara gitmek.
Kütüphanelerime yenilerini eklemek ( size bir sır vereyim yeni kütüphanem de yolda. şşşşşş kimse duymasın )
Tanınmış biri olarak , ülkem için daha çok  faydalı işlere imza atmak.
ha bir de CAFE TİGRİS'i gerçekleştirmek.

çok keyifli bir MİM'di.
gelelim şimdi söbeleyeceklerime.

Kozmokitap

Mehtap Ve Kitap

Berika'nın Günlüğü



1 Ocak 2018 Pazartesi

Cafe Tigris 5 Yasında (DİKKAT!... Hediye İcerir)

Cafe Tigris 5 yaşında 

Hu hu selam Cafe Dostları
2018’in ilk günü vakit akşama döndü.
2013’ün ilk günü tam da bu saatlerde doğmuştu Cafe . O zamanlar adı” Minik Meleklerim”
di. Ayrıntıları ve isminin değişme sebebini aşağıdaki linklerdebulabilirsiniz .
  Başlarken
 1. Yaşgünü
 2. Yaşgünü
3. Yaşgünü nünde 260
4. Yaşgünü nünde konuk sayım 537 imiş

2018 1 ocak günü itibariyle Cafe 5 yaşına girdi .  622 misafirim ve 850 yayınım olmuş.
Uzun yıllar Cafemin dostlarla dolu bol yayınlı günler geçirmesi en büyük dileğim.
Sevgiyle, mutlulukla, huzurla, aşkla
                                                                             1 ocak 2018
                                                                                  Tigris


Not: 5. Yıl öyle kuru kuru kutlanmaz anlamı olmalı. Madem öyle cafe’nin şerefine bir gediye çekilişi yapalım. Son katılım 4 Şubat 2018 olsun.
Yapmamız gereken öncelikle beni takip etmeniz, sosyal medya hesaplarınızdan etkinliği paylaşmanız ve de buraya yorum bırakmanız olmazsa olmaz şartlarımız.
Ha bir de cafe’yi tavsiye edip de takipçi kazandıran dostlarıma ekstra katılım hakkı vermek şart 

2018

Yeni yıl 2018 dileklerim

Ooooo kimler gelmiş kimler.
Koskoca çuvalında 365 günüyle 2018 gelmiş kapımıza dayanmış açmamak olmaz.
Bakalım bize neler gösterecek? Her günün, her anın mutlaka bir hikayesi,ama iyi ama kötü bir olayı vardır.
Lütfen çok rica edeceğim artık bu yıl benim umutlarım, isteklerim o çuvalın içinde olsun. Her an yeni bir sürprizle sevineyim.
2018 diğer yıllardan farkın olsun. Benim yılımsın , bu böyle biline
Sözünden dönenin de  kaşığı kırılsın.
Her anı sevgiyle, umutla, mutlulukla, huzurla, sağlıkla, aşkla geçen bir  2018 yılı dileklerimle

Öne Çıkan Yayın

Bazen yolunuz öyle bir insanla kesişir ki bambaşka ufuklara doğru akar gider zaman. Yirmili yaşlarımın başında  tam da bugünlerde tanıdı...